Akupunktur Nedir?
Eski Çin tıbbından kaynaklanan ve giderek Batı dünyasında da saygınlık kazanan tedavi yöntemi. Akupunkturun kuram ve uygulamaları Batılıların anlamakta zorluk çektiği bir bilimsel felsefeye dayanır. Bu kurama göre her şey yang ve yin denen birbirini tamamlayıcı iki karşıt ilke ya da güçten oluşur. Sıcağı, gökyüzünü ve yaşamı simgeleyen yang etkin, delici, aydınlık ve erildir. Soğuğu, yeryüzünü ve ölümü simgeleyen yin ise edilgen, emici, karanlık ye dişidir. Vücutta iç ve dış organlar vardır. İç organlar yang, dış organlar yingdir. Vücut yüzeyinin her iki yanında organlara karşılık gelen ve gene yang ya da yin yapısında olan meridyen adlı 12'şer çizgi bulunur. Organlarla dış dünya arasındaki bir başka bağlantı da nabızdır.
Nabız hem sağda, hem de solda farklı nokta ve düzeylerde alınır. Her yanda üç nokta ve iki düzey (yüzeysel ve derin) bulunur. Ritmi, süresi ve dolgunluğu açısından ayırt edilebilen değişik özellikte 12 nabız vardır. Her nabız karşılık geldiği organın durumunu belli eder. Meridyenlerden alman benzer işaretler de aynı işlevi görür. Meridyenler, üzerlerinde yaşam enerjisinin dolaştığı ve değişik özellikte birçok noktayı birleştiren çizgilerdir. Bu noktalar organın hastalığını gösterir ve akupunktur aracılığıyla hasta organa etkide bulunmayı sağlar. Uyarı noktası denen duyarlı noktalara dokunulduğunda ağn uyarılması, bu noktaya karşı gelen organlarda hastalık olduğuna işaret eder. Eski Çin tıbbında hastalık enerji fazlalığı ya da eksikliğine bağlanır. Enerji organların ürettiği ve bütün organizmaya dağılan gerçek yaşamsal güç olarak kabul edilir. Bu da yang ve yin ilkelerine göre ikiye ayrılır: Zihinsel ve moral enerji. İlki bilinç, ikincisi kan ve maddeyle ilişkilidir. Vücudun ve her organın sağlığı bu iki enerjinin dengesine bağlıdır. Her dengesizlik organlarda bir gerginlik artışına ya da azalışına neden olur. Bu durumu düzeltmek için istenen etkiye göre değişik iğneler kullanarak akupunktur uygulanır. Kırmızı ya da sarı renkteki yang metalleriyle yapılmış iğnelerin uyarıcı, gümüş ve çinko gibi yin metalleriyle yapılmış iğnelerin sakinleştirici etkisi vardır. İğneler dokulara birkaç milimetre, en çok 1,5 cm girmelidir. İğnelerin kalma süresi değişir ve genellikle delinen dokuların kasılması durduğunda iğne geri çekilir. Akupunktur yalnızca psikosomatik hastalıklarda, ağrılı durumlarda ve organların işlev bozukluklarında değil, birçok başka hastalıkta da etkilidir. Ama mikrobik hastalıklarda ve organik lezyonlarda kullanılmaz. Akupunkturu daha dar kapsamlı bir fizik tedavi yöntemi olarak değerlendiren bir başka yaklaşım da vardır. Buna göre akupunkturun felç sonrası bozuklukları, kasılmaları, kolik ve nevraljilere bağlı ağrıları gidermesi beklenir.