Bebekte "Testislerin yerine inmemesi"

doğum sırasında testislerin birinin ya da her ikisinin birden skrotum içine inmemiş olması durumudur. Testis karın içinde yanlış bir yere yerleşmiş olabileceği gibi tamamen noksan da olabilir. Testisin mevcut olmaması durumuna seyrek rastlanır ve bu durum genellikle

cinsiyet özellikleri belirsiz olarak doğan çocuklarda görülür.
Testisler normalde doğumdan iki ay önce

karın kasları içindeki küçük bir delikten geçmek suretiyle böbrek yakınlarındaki bir bölgeden skrotum içindeki normal konumlarına inerler. Zamanında doğan 30 bebekten yaklaşık birinde bu olay gerçekleşmemektedir. Testislerin yerlerine inmemesi durumunun ensidansı (görülme oranı)

2200 gramdan hafif doğan prematüre bebeklerde % 17'ye

900 gramdan hafif bebeklerde ise % 100'e kadar yükselmektedir

çünkü testisler gebeliğin yedinci ayına kadar yerlerine inmemektedir.
Vakaların % 30'una kadar olan kısmında her iki testis de aynı durumda bulunmaktadır.
Bazen inmemiş durumdaki testislerin yerine inmesi için hormon verilir. Ancak

söz konusu testis çocuk bir yaşını dolduruncaya kadar yerine inmemişse artık kendiliğinden inmeyecek demektir ve sorunun

çocuk 12-15 aylıkken cerrahi müdahale ile giderilmesi gerekli olur. Bu durumdaki erkek çocuk

karın kaslarındaki delik gerektiği gibi kapanmayacağından ayrıca bir fıtık sorunuyla da karşılaşabilir. İşte bu nedenle de ameliyat önemli ve gerekli bir girişimdir. Böyle durumlarda barsaklar ya da idrar kesesi kas deliğinden kayarak sıkışabilirler. Ameliyat

çocuk hastaneye yatırılmaksızın yapılabilmek
tedir. Bazen bir testis büzülmüş ya da erimiş (atrofiye uğramış) olabilir ki

bu durumda o testisin alınması öngörülür.
Tedavi edilmeden bırakılırsa

yerine inmemiş testisler

özellikle her iki testisin de böyle olduğu durumda

yetişkinlik çağında kısırlığa yol açabilmektedir.
Testisleri yerine inmemiş olarak doğan bir erkek bebekte genellikle 20 ya da 30 yaşlarına geldiğinde testis kanseri gelişmesi riski söz konusudur. Durumun düzeltilmesi bu riski ortadan kaldırmaz

ancak muayeneyi kolaylaştırır ve şayet bir tümör mevcutsa bunun erken teşhis edilmesine olanak sağlar.