Bu

vücuttan atılırken idrarın keseden sonra geçtiği dar tüptür. Çoğumuz iki böbrekli olarak dünyaya geliriz. Fakat tek böbrek de normal bir yaşam sürdürmeye yeterlidir. Böbrekler tüketilen yiyeceklerin ve içeceklerin değişen miktarına ve türüne uyum sağlayabilmek için faaliyetlerini günden güne değiştirebilirler. Örneğin

bir gün çok miktarda su veya meşrubat içtiğinizi ve ertesi gün hiç içmediğinizi varsayalım. Böbrekleriniz bu duruma uygun biçimde ayarlanır. Ne bir gün dokuları aşırı suya boğar ne de diğer gün susuz bırakır. Bunu idrarda çıkarılan su ve tuz miktarını dikkatle kontrol ederek gerçekleştirir. Cilt

ciğerler ve bağırsaklar da sıvı atan organlardır; ancak böbrekler sıvı atmakta diğer organlardan hem farklı

hem daha önemlidir.
Sistem şu şekilde çalışır: Kan

böbreklere buradaki atardamardan girer. Bu damar

kalbin esas atardamarı aortun ana kollarından biridir. Böbrekler tüm vücut ağırlığının yüzde birinden daha azını oluşturdukları halde

her an kalpten pompalanan kanın yüzde 20'si böbreklerden geçmektedir. Böbreklere giren kan nefronlar denen bir dizi süzme (filtre etme) sisteminden geçer. Bunlar böbreklerin esas çalışma üniteleridir. Her böbrekte bu tür üniteden 1 milyondan çok vardır. Her nefronda glomerulus denen bir küçük kan damarları kümesi ve borular bulunur. ilk önce kan glomerulustan (kümeden) geçer. Buradan geçen kanda kan hücreleri

proteinler

büyük cisimler ve bir miktar su kalır. Büyük bir miktar su dahil her şey süzülür ve tubuluslara (boru) geçer.
Tubuluslarda önemli bir işlem gerçekleşir. İdrarla neyin atılıp

neyin tekrar kana karışacağı kontrol edilir. Artıklar (örneğin üre

kreatinine

ürik asit) ile tuz

su ve kalsiyum fazlası tubulus içinde kalır. Diğer maddeler tam vücudun ihtiyaç duyduğu miktarlarda tubuluslann duvarlarını oluşturan hücreler tarafından özümlenirler. Bu özümlenen maddeler vücutta dolaşan kana geri döner. Böylece

idrar bileşimi hem istenilmeyen maddelerden kurtulma

hem de diğer maddeleri alıkoyma gereksinimine bağlıdır. Tubulusda kalan idrar borunun altından çıkan uretere girer ve depolanacağı idrar kesesine gider. Kesenin sinirleri bir doluluk hissi işareti verince idrar uretraya yollanır. Günde ortalama 1.5 litre idrar çıkarılır. Fakat bu başta glomerular damarların süzdüğü sıvı miktarının ufak bir bölümüdür.
Böbrekten çıkan kanda tuz

protein

şeker

kalsiyum ve normal vücut faaliyetlerinin gerçekleşebil-mesi için bulunması şart olan diğer maddeler vardır. Bu kan böbrek damarından geçer ve tüm vücudu dolaşır. Çoğu zaman bu temizleme işlemi kusursuz yürür. Fakat bazen böbreğin süzme yeteneğinde bazı sorunlar olabilir. Örneğin eğer tubuluslarda sakatlık varsa kan dolaşımına geri dönmesi gereken kıymetli maddeler idrarla dışarı atılabilir. Veya glomerulus (kan damarları kümesi) idrara protein sızdırabilir. Bu duruma nefrotik sendrom denir. Yaralanma

hipertansiyon

toksin (zararlı madde) almak

böbrek taşları

tümörler (urlar) ve hatta vücudun diğer kısımlarındaki iltihaplar böbreğe zarar verebilir. Yazık ki

birçok böbrek hastalığı önemli ve düzeltilmez zarar verene kadar fark edilmez.
Böbreklerin iyi çalışıp çalışmadığı idrar tahliliyle anlaşılır. Bu tahlil düzenli olarak yapılan genel muayene kapsamında uygulanır

idrar tahlili böbrek veya onunla ilgili hastalık bulunup bulunmadığını belirlemede ve esas sorunları ufak olanlardan ayırmak da atılacak ilk adımdır. Enfeksiyon bulunup ortaya çıkarılır ve kültürle idrardaki bakteri üretilip tanımlanır. Böylece doğru antibiyotik verilebilir.
Aile doktorunuz çoğunlukla böbrek veya idrar yolları problemini ortaya çıkarır. Eğer problem böbreğin çalışmasıyla ilgiliyse sizi bir nefroloğa

idrar yollarıyla ilgiliyse de bir ürologa gönderebilir.