Son safha böbrek hastalıklarında böbrek nakli ve dializ tek iki tedavi seçimidir. Son 15 senede AB.D.'de 55.000'den fazla böbrek nakli gerçekleştirilmiştir. Her son safha böbrek hastası böbrek nakli için uygun aday değildir. İltihap

faal glomerulonefrit. koroner atardamar hastalıkları veya başka ağır tıbbi problemleri olanlar

genellikle büyük bir ameliyat geçirebilecek durumda sayılmazlar. 60 yaşın üstünde olanlar

böbrek naklinden sonra ölüm dahil

ters tepki göstermeye daha yatkındırlar. Bununla beraber

nakil başarılı olduğu zaman daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşam sağlanır. Ameliyatın kendisi zor değildir. Zor olabilecek tarafı

yeni böbreğin reddedilmesini önlemek bakımından

doğru vericiyi bulmaktır. Hem verici hem alıcı hakkındaki uygunluk

kan tipi ve herbirinde bulunan antikorların özelliği hakkında bilgi veren kan testleriyle tespit edilir.
En uygun dokuya sahip olan genellikle alıcının kız veya erkek kardeşidir. Maalesef

her zaman kardeş verici bulunmayabilir. Özellikle

çok genç alıcılar için nakil hakkında onay verebilmesi için vericinin en az 18 yaşında olması gerekmektedir. Verici olarak akraba bulunmadığı takdirde

ölümlerinden sonra böbreklerini bağışlayan (kadavra böbreği) kaza kurbanları ve başkaları arasında kabul olunabilir verici bulmak için yurt çapındaki doku merkezlerine başvurulur. Kadavradan alınan böbrek vericinin ölümünden 48 saat içinde nakledilmesi gerekir. Bu yüzden bazı hastalar uygun bir kadavra vericisi bulununcaya kadar uzun bir süre dializde kalmaları gerekmektedir. Nakil ameliyatından sonra vücudun "yabancı" böbreği reddetmesini önlemek için hastaya immunosuppressant (bağışıklığı baskılayan) ilaçlar verilir. Cyclosporine gibi ilaçlar son zamanlarda vücudun nakledilen organı kabul şanslarını çok artırmıştır. Verici alıcının kan akrabası ise

nakilden bir sene sonra böbreğin sağlıklı olması ve normalin % 80'le % 90'ı arasındaki kapasitede çalışması şansı vardır. Kadavra vericisi durumunda

hastaların yüzde 80'inde ameliyattan bir sene sonra önemli bir organ reddi olmamıştır. Nakledilen böbreğin reddedildiği vakalarda ikinci hatta üçüncü bir nakil yapılabilir. Bu durumlarda naklin kabul edilmesi oranı ilk nakle nazaran çok daha azdır.
Hastaların nakil ameliyatına hazırlanmalarındaki ve iyileşme safhasının gözlenmesindeki ilerlemeler

bazı tıbbi merkezlerindeki ölüm oran'ını % 50'ye kadar düşürmüştür.
Nakil alacak hastalar

vücutlarının yeni böbreği kabul kapasitesine göre

10 günden 6 haftaya kadar hastanede kalırlar. En önemli engeller red ve iltihaplanmalardır. İmmunosuppressant ilaçlar reddi önemli bir oranda azaltmıştır

ama vücudun iltihaba karşı bağışıklık sisteminin direncini de düşürmüştür. Nakli alan hasta hayatının sonuna kadar immunosuppressant ilaçlar almak zorunda oludğundan

iltihaplanmalara eğilimlidir.
Böbrek nakli olan hastaların

ameliyatın başarısını artırmak ve genel sağlıklarının korunması için itinalı bir tıbbi takibe tabi tutulmaları gerekmektedir.