Kolera Hastalığı zaman zaman dünyada büyük salgınlar yapan, tehlikeli bir hastalıktır. Virgül şeklinde "Vibriyo kommo" ismi verilen bir mikrobun sebep olduğu bu hastalık büyük ishallerle kendisini gösterir ve bir kaç günde vücuttan aşırı su kaybına sebep olarak ölümle nihayetlenir.

Kolera Hastalığı bulantı, kusma ve ishalle başlar. İshali şeklinde ve yıkanmış pirinç suyu manzarasındadır. Bir çok hastada ishal sanki açılmış bir musluk gibi akar. Diğer ishaller gibi şidetli karın ağrıları ve ateş yoktur. Bilakis hastaların ateşi normalden düşüktür. Koltuk altına derece koyulduğu zaman 34-35 derece civarında bulunur. Kusma öğürtüsüzdür. Hastalar ağızdan en ufak bir sıvıyı dahi alamazlar. Vücuttan su kaybına bağlı olarak ileri derecede halsizlik kendini gösterir. Hastaların kımıldayacak hali kalmaz. Dil ve dudaklar çok kurudur, gözler çukura batmıştır. Deri gerginliğini kaybetmiş ve tutulduğu vakit buruşuk kalır. Hastaların tansiyonu süratle düşer, bazen sıfıra kadar iner. Bu şokun işaretidir. Bütün bunlar hastalığın başlamasından sonra 24-48 saat içinde teşekkül eder.



Kolera öldürücü bir hastalıkdır ve modern tedavi metodlarının tatbikine kadar % 50-70 ölümle biterdi. Kolera dünyanın muayyen bölgelerinde salgın yapan bir hastalıktır. Esas menşei Hindistan'da Ganj nehri civarıdır ve bu bölgede her zaman kolera vakalarına rastlanmaktadır. Koleraya benziyen bazı hastalıklar son yıllarda dünyanın bir çok bölgelerinde ve memleketimizde de yayılmaya teşebbüs etmiştir. "El Tor" vibriyonu ismi verilen bir mikropla olan bu hastalık her ne kadar koleraya benzerse de hakiki kolera değildir ve onun kadar süratle öldürücü olmamaktadır. Bu mikrobun diğer bir özelliği de girdiği memleketlerden kolay kolay çıkmayışı ve zaman zaman mevzi, tifo ve paratifo gibi salgın yapmasıdır. Halbuki kolera bir rüzgar gibi büyük salgınlar yaparak gelip geçer.

İster kolera olsun ister ona benzeyen kolera tipi hastalıklar olsun temizlikle çok yakından ilgili hastalıklardır. Bütün bu hastalıklar kirli su, süt ve içecek maddelerinden ve temiz olmayan sebze ve meyvelerle geçerler. Doğrudan doğruya hastalardan sağlam insanlara bulaşması da muhakkaktır. Bu tip bulaşmalar daha çok sağlık personeli ve doktorlar arasında görülür, bu hastalıklann bulaşmasını önlemek için şehirlerde kanalizasyon tesislerine çok önem vermek, suları dezenfekte etmek ve pişirilip kaynatılamayan gıdaların temiz yıkanarak, dezenfektan sıvılardan geçirilmesi lazımdır. Bir tek vak'a görüldüğü zaman dahi bütün halk usulüne uygun şekilde aşılanmalıdır.

Salgın bölgesinde veya salgın çıkan memleketlerde karantina tedbirleri almak esasdır. Karantina müddeti 1 haftadır. Mikrop alan şahıslar bu bir hafta içinde hastalanmaktadırlar. Hastalanmadan mikrop taşıyan portörler de vardır. Bunlarda dışkı muayenesi hakikati ortaya çıkarır.

Kolera hastalığının teşhisi klinik görünüşü ve tespiti kolaydır. Kesin teşhis
için dışkının mikroskopik muayeneleri ve bazı kan tahlilleri yapılır. 48 saat içinde kafi neticeye vanlabilinir. Bu hastalığın tedavisinde esas vücuttan kaybolan su ve tuzları yerine koymaktır. Bazen bunun için hastalara 24 saat içinde 10-20 litre serum takmak icap eder. Bu hastalık için hazırlanmış özel tertipde serumlar vardır.

Tedavi esnasında kalb ve böbreklere ileri derecede dikkat göstermek icap eder. Sık sık tansiyon kontrolü ile hastanın durumu takip edilir. Kolera ihbarı mecburi bir hastalıkdır. Hastalığın çıktığı evler derhal karantina altına alınır ve dezenfekte edilir. Vefat eden hastalar tıbbi kontrol altında özel şekilde gömülürler. Aile efradı derhal aşılanır ve bunlarda da koruyucu antibiotik tedavisine başlanır. Aşının koleraya karşı muafiyet temin etmesi 7 ile 15 gün arasında teşekkül eder Aşılanan insanlar da koleraya yakalanabilirler. Fakat, bu hastalığı daha hafif geçiririer.