Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 38

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 39

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 41

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 42

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 43

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 38

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 39

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 41

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 42

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 43

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 38

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 39

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 41

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 42

Warning: preg_replace(): The /e modifier is deprecated, use preg_replace_callback instead in ..../vbseo/includes/functions_vbseo_hook.php on line 43
Çocuk Terbiyesi
1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Çocuk Terbiyesi

  1. #1
    TDV
    TDV isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    15.103

    Standart Çocuk Terbiyesi





    Çocuk irade terbiyesi. Bundan gaye, iradesi kuvvetli bir şahsiyetin meydana gelmesini temin etmektir. İrade tabiatiyle sosyal istikamete çevrilmiş bulunmalıdır. Yani irade, cemiyetin faydası için kullanılmak ve hiç bir zaman cemiyet aleyhine kullanılmamak üzere terbiye edilmiş olmalıdır. İrade kendine ve yabancı bir şahsakarşı mücadele için hazırlanmalıdır. Kendi nefsine karşı mücadele, yani şahsî ölçülere göre, şahsî arzulara ve ihtiyaçlara hakim olabilmek, bunları bertaraf edebilmek veya inkişaf ettirmek kabiliyeti, en çetin ve en muvaffakiyetli irade terbiyesidir. Nefse hakimiyet iradesi kuvvetli şahsiyet için esası teşkil eder. Çocuk terbiyeye karşı itaat ile kendi nefsine karşı da itaati öğrenir. Ancak bu öğrenildikten sonra bir insan emir verme kabiliyetini kazanır. Terbiyecinin istidat bakımından irade kuvveti ve zaafını ayırt ederek vaziyeti iyice ayarlaması ve irade zaafını, lüzumundan fazla itaat ettirme hareketleri ile bertaraf etmeğe çalışmaktan çekinmesi icap eder. Bu gibi hallerde terbiyecinin, çocuğun şahsî iradesine güvenini arttırmağa çalışması, çocuğu irade tezahürlerinde tamamen serbest bırakması ve ancak yavaş yavaş irade kuvvetinin artması ile, çocuğun mukavemetini çoğaltması lâzımdır. Tabiaten iradesi kuvvetli olan çocuklarda yapılacak vaziyet başkadır. Bunlarda sert bir terbiyeye ihtiyaç vardır. İradenin erkenden gerek umumun ve gerek çocuğun menfaati bakımından normal hadlere getirilmesi lâzımdır. Fakat bu durumda da terbiyecinin mâkûl bir şekilde hareket etmesi doğru olur. Çünkü memnuiyet ve sertlik ile iradenin lüzumundan fazla tazyike maruz bırakılması çok defa hudutsuz bir inadın gelişmesine sebebiyet verebilir. Böyle bir inatçılık hali meydana geldiğinde inadın kırılması da ancak bütün iradenin ezilmesi ile mümkün olabilir. Bu sebepten iradenin her şeyden evvel sosyal cihetlere doğrultulması uygun olur. Şiddetli terbiye, ceza ve itaat gibi durumlarda iyi bir terbiyecide bulunması gereken sevgi ve hüsnüniyet gibi vasıfların çocuğa devamlı surette gösterilmesi lâzım gelir.
    İrade terbiyesinin en mühim tahrik kuvvetlerinden biri de periodik inat devirleridir. Bunların birincisi 3 - 4 yaşlarında, ikincisi de cinsiyet olgunluğunda meydana çıkar. Bu devirlerin tezahür etmemesi pronostik itibariyle düşündürücü bir hal gibi telâkki edilir. Çünkü irade terbiyesi en mühim tahrik kuvvetlerinden mahrum kalıyor demektir.

  2. #2
    TDV
    TDV isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    15.103

    Standart Çocuk Ruhi Terbiye

    İrade terbiyesinde olduğu gibi çocuğun ruhî terbiyesinde de ifratlı noktalara tesir yapılması ve ruhî fazla hassasiyetin, dikkatli bir sertleştirme usulü ile normal ölçülere indirilmesi gerekir. Ruhan az hassas bir çocuğun da terbiyede misaller ve sevgi gösterilmek suretiyle ruhî hassasiyetini arttırmak, yani daha hassas bir hale getirilmesine çalışmak doğru olur. Terbiye sahasında bir çok noktalarda olduğu gibi burada da alışkanlık büyük birrol oynar. Terbiyeyi üzerine alan bir terbiyeci, yavaş yavaş, fakat emniyet ile muayyen bir gayeyi göz önünde tutarak hareket ettiği ve çocuğun ruhundaki değişiklikten zevk almasını temin etmiş bulunduğu takdirde, doğru yol üzerinde yürümüş ve üstün başarılar sağlamış olur. Bu suretle, başlangıçta katı ruhlu olan bir çocuğu terbiyeci normal hassasiyete sevkeder, bu duruma alıştırır ve bu alışkanlıkların dışına çıkmamasını temin eder. İnsan sevgisi, aile zihniyeti de bu suretle sosyal şahsiyetin temeli haline gelir.

  3. #3
    TDV
    TDV isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    15.103

    Standart Çocuğun Zeka Terbiyesi

    Zekâ ve fikir terbiyesinde 2 nokta ehemmiyetlidir. Bunlarda düşünme ve karar verme kabiliyetinin gelişmesi ve bilgi edinilmesidir. Birinci nokta terbiyeci için daha fazla önemlidir. Fikri faaliyetin temelini müşahede teşkil eder. Ancak iyi bir müşahede istidadına dayanıldığı zaman, iyi bir düşünme ve karar verme kabiliyeti gelişir. Bu sebepten dolayı çocuğu kendi kendine dikkatli bir müşahedeye alıştırmak lâzım gelir. Zaten çocukların tabiatan müşahedeye çok meyyal bulunmaları dolayısiyle, bu alıştırma hiç de güç olmaz. İyi bir terbiye bu mevcut vasfı oîgunlaştırır ve bu hususta faaliyet için fazla fırsatlar hazırlar. Bu esasa dayanarak da çocuğun müstakil olarak düşünme ve karar verme kabiliyeti ilerletilmiş olur. Bu münasebetle çocuğun bilgilerinin genişlemesi, çocuk tarafından müstakil olarak bir şey öğrenildiği ve mevcut bilgi ve tecrübelerine ilâve edildiği takdirde bir kıymet ifade eder. Aksi takdirde bütün bilgi kıymetsiz ve adeta ölü bir vaziyette bulunur ve tabiatiyle çocuğun şahsiyeti için yalnız bir yükten başka bir şey de teşkil etmez.
    Çocuk terbiyesi için ana ve baba, kardeşler, diğer aile efradı, terbiyeciler ve hocalar bahis mevzuu olur. Bunların içerisinde çocuklar için en iyi terbiyeci şüphesiz ana ve babadır. Çocuğa karşı sevgi ve çocuklarını daha iyi görme arzuları çocuk ruhunun gelişmesinde çok müessir olur. Bundan dolayı da terbiye hususunda her şeyden evvel annenin yeri pek önemlidir. Hatta bu hususta annenin yerini tutacak hemen hiç bir kimse de yok gibidir. Anne sevgisi, anne ile çocuk arasındaki bilhassa ilk yaşlardaki bakım ihtiyacı dolayısiyle tabii ve sıkı bağlılık, çocuğun anneye karşı hudutsuz bağlılık ve yakınlık duyması her türlü terbiyevî mahiyetteki faaliyetin temelini teşkil ve anne tarafından da korunma hissini temin eder. Ancak annelerin çocuklarına olan fazla sevgileri dolayısiyle çocuklarının yalnız iyi taraflarını görmeyip noksan olan cihetlerini de gözden kaçırmamaları, anne sevgisinin körükörüne bir sevgi haline gelmemesi icap eder.

    Ana ve babanın da her terbiyeci gibi,çocuğa devamlı olarak ve belli ederek tesir yapmağa kalkışmadan çekaımeleri. gerekir. Devamlı ve lüzumundan fasla bakım, şımartma, idare ve kontrol altında bulundurma, çocuğun müstakil olarak hareket hislerinin ve nefsine karnı itimadının kaybolmasına sebebiyet verir.
    Her genç uzviyetin her şeyden evvel sükûnete de ihtiyacı olduğu gözönünde bulundurulmalıdır. Ana ve baba çocuğun gelişmesi için muhtaç bulunduğu bu sükûneti temine çalışmalıdır. Bu vaziyet, çocuğun devamlı olarak ana ve babası tarafından sevildiğini, kendisine karşı hüsnüniyet ve anlayış gösterildiğini bilmesi için lâzımdır. Çocuk bunu bildikten sonra tereddütlü ve üzüntülü hallerinde artık kendiliğinden ana ve babaya müracaat eder. Ana ve babanın tavsiyeleri de ciddî emirlerden daha fazla önemli olur. Çünkü bu suretle çocuğun kendi arzusu red edilmiyerek tasvib edilmiş bulunur.
    Ana ve baba çocuk için bir örnek olmalıdır. Çocuğun bunlara karşı sevgi ve bilhassa büyük saygı hisleri ile bağlanması temin edilmelidir. Bu saygı hislerinin yerleşmesi ve gelişmesi, ancak çocuğun itimadı ve tabii olan hakkaniyet hislerinin ana ve baba tarafından, hiç bir zaman en basit bir şekilde bile bozulmamasına bağlıdır. Çocuk bu sahada asla hayal kırıklığına uğramarnalıdır.
    Çocuklara, verilen emirler, ana ve babanm hareket örnekleri ile uygun bir halde olmalıdır. Çocuklar kendilerini terbiye edenlerin hareket tarzları için fevkalâde ince bir görüş ve dikkat sahibidirler. Ana ve babanm konuştukları sözler hareketlerine uygun bulunmazsa, çocukların kısa bir zamanda itimadları kaybolur. Bundan dolayı büyükler ve bilhassa terbiyeciler her yerde «çocuk bundan ne anlar!» gibi üstünkörü mütalâalarda bulunmamalıdır. Ekseri çocukların fevkalâde müşahede kudretleri vardır. Çak defa ana ve baba için büyük bir önemi olmıyan olaylar çocuğun hatırasında yerleşir ve çocuğun müstakbel gelişmesine menfi tesirler yapar. Zira çocukların uğradıkları ilk hayal sukutları bütün hayatları boyunca daha sonrakilere göre daha büyük ve daha derin bir iz bırakır. Bu bakımdan ama ve çabanın çocuklarını zamanından evvel hayal sukutuna uğramadan korunmaları gerekir. Çocuğun her zaman ana ve babasına gösterdiği bağlılık gibi, ana ve babanın da çocuğa karşı derin bir bağlılık göstermeleri lâzım gelir. Yersiz en ufak bir ihmal bile çocuğun ruhunda bırakacağı derin tesirler dolayısiyle itimadın sarsılmasına sebebiyet verebilir. Buna mukabil haklı olarak verilen bir ceza, çocuğun sevgisine hiç de menfi bir tesir yapmaz. Bilâkis çocuk ciddî ve haklı olanbir terbiyeciye, manasız bir sevgi hissi ile hareket eden ve her şeye güz yuman bir terbiyeciye nazaran dana fazia bir bağlılık gösterir. Demek ki sevgi ve bağlılık, fakat aynı zamanda ciddiyet ve geçici oiarak sertlik, ana ve babanın terciye prensiplerinin esasını teşkil etmelidir.
    Aynı evde bulunan diğer aile efradının da çok defa çocuk terbiyesine karıştıkları görülür. Eğer bunların hareketleri ana ve babanın terbiye prensiplerine uygun ise tabiî buna karşı bir sev denilemez. Fakat bunun aksi olarak yani hısım akrabalık hakkı diye, ana ve babanın prensiplerine uygun olmıyarak müstakilen çocuğu terbiyeye giriştikleri mevzmıbahis ise o zaman vaziyet çok fena bir hal alır. Maalesef bu fena adet bizde hemen yerleşmiş gibi olup her günkü hayatımızda bu hususta bir çok örneklerle karşılaşılmakla beraber hatta daha ileri gidilerek çocuk muvacehesinde ana ve babayı tenkid eder gibi bir tavır takmıldığı da görülmektedir. Böyle bir durum karsısında ana ve babanın asla müsamaha etmiyerek her çareye baş vurması ve bu fena hareket tarzına hemen nihayet vermesi icap eder. Çünkii bir çok taraftan başka başka tesirlere maruz kalan böyle bir çocuğun terbiye edilmesi imkânı yok gibidir. Bu bakımdan bilhassa büyük ana ve babalara dikkat edilmesi lâzım gelir. Çünkü bunların yumuşak ve gevşek hareket etmeleri ve her şeye göz yuman sevgileri, çok defa ana. ve babanın otoritesini bozan bir durumun meydana çıkmasına sebebiyet vermiş olur.
    Çocuğun kendisini, daha erkenden aynı vaziyette bulunanlardan biri olduğunu öğrenmesi, sosyal hislerin terbiyesi bakımından çok ehemmiyetlidir. Bu husus ailede kardeşler arasında, ilk yaşlarda çocuk bahçelerinde ve daha sonraları da okullardaki farksız ve müsavi bir kıymet ile temin edilmiş olur. Çocuk bahçeleri ve okullardaki terbiye, bilhassa bunun için hazırlanmış bulunan çocuk bahçeleri müdireîeri ve öğretmenleri tarafından yapılır.
    Bu meslek terbiyecilerinin vazifeleri pek güçtür. Zira meşgul oldukları çocukların şahsiyetleri birbirinden çok farklı olmakla beraber kendilerine emanet edilen her çocuğa karşı, çocuğun alıştığı ana ve baba sevgisinin gösterilmesi de imkân haricidir. Eu yabancı terbiyeciler, iyi bir terbiyeci iseler, bütün çocuklara karşı farksız yani müsavi bir sevgi ve hüsnüniyet gösterirler. Eu müsavat, yani çocukları bir tutma vaziyetinin çocuk bahçeleri ve okullarda pek çok faydalan vardır. Evvelâ öğretmen talebesi hakkında ana ve babalara daha objektif ve daha doğru olarak malûmat verebilir. Ana ve baba tarafından görülmemiş olan eksik cihetleri meydana çıkarmağa ve
    düzeltmeğe çalışır. Bundan başka da çocuk yavaş yavaş hayat için çok önemli olan, emir verenlere karşı hareket tarzını düzeltir. Aile yuvası dışındaki hayat sertliklerine alışır. Meslek terbiyecisinin kendine tevdi edilen talebenin her biri ile ayrı ayrı meşgul olarak bunları iyice tanımağa çalışması, şahsî müsbet veya menfi hislere kapılmıyarak her çocuğa hak ve adalet aşkı ile hareket etmesi lâzımdır. Çünkü doğruluk, sabır ve sevgiye bağlı sertlik, çocukların terbiyeciye bağlılıklarını temin eder.


    Çocuk terbiyesi meselesi, bir çok insanlar için ancak evlendikten ve çocuk sahibi olduktan sonra başlar. Bu suretle genç ana ve baba, yavrularının karşısında kendi gençliklerini ve görmüş oldukları terbiyeyi hatırlamağa çalışır ve kendilerinin de aynı terbiyeyi mi tatbik edeceklerini ve nasıl hareket edeceklerini düşünmeğe koyulur ve kendi kendilerine bir çok suallerle karşılaşırlar. Meselâ çocuğa karşı uysal mı olsunlar, ciddî ve sert mi davransınlar, çocuğa icabında ceza mı versinler ilâh... gibi. İşte bu sorguların karşısında tabiatiyle bir takım tereddütler de geçirirler. Nihayet çocuğa sevgi ile iyi bakılınca bu terbiye meselesinin güçlük çekilmeden yapılabileceğini ümit ederler ve bu suretle çocuklarının itaat edeceğini, aileye uyacağını ve ancak pek nadir olarak zorluklarla karşılaşılacağı ve bu takdirde de ceza ile bunun önüne geçilebileceği kanaatine varırlar.
    Tabiatın annelere, ilk aylarda meme vermek kabiliyeti gibi, çocuk terbiyesi için de bir takım duygular ve sezişler vermiş olması şüphesizdir. Lâkin meme vermede olduğu gibi çocuk terbiyesinin de annenin ümit ettiği şekilde olmaması, çocuğun anneye karşı itaatli davranmaması ve bir takım güçlüklerle karşılaşılması mümkündür. Fakat bunun böyle olması çocuk terbiyesi hususunda hiç bir zaman ana ve babanın ümidini kırmamalıdır.
    Çocuk terbiyesinde sevgi meselesi mühim olmakla beraber yalnız başına bir muvaffakiyet teminine kâfi gelemiyeceği de tabiidir. Esasen mâkûl bir sevgi terbiye meselesinde çok mühimdir. Annelerin, çocuklarına karşı sevgileri hakkında söz söylemek lüzumsuzdur. Çocuk sevgisi, annelerin çocuklarına karsı daima sabırla hareket etmelerini mümkün kılar. Annenin yavrusuna olan ruh, kan bağları ve sevgi kuvveti, çocuğun terbiyesinde yabancının vereceği bir çok şeylerden daha kıymetlidir. Annenin çocukla doğumdan evvel müşterek hayatından, meme verme zamanındaki sıkı bağlarından, her gün için daha derinleşen bir hayat yani anne ve çocuk birliği doğar. Anne kendi kanından hayat bulan çocuğunun en küçük hususiyetlerini bile iyice bilir ve tanır.
    Yalnız hayat mücadelesi dolayısiyle bu normal vaziyetten gün geçtikçe daha fazla uzaklaşıldığı görülmektedir. Bir çok anneler, çocukları için sarfedecekleri enerjiyi bilmecburıye hayat mücadelesinde kaybetmektedirler. Fakat büyük şehirlerde sosyal durumları iyi olan, rahatım seven, zamanını eğlence ve gezmelerle geçiren ve çocuklarını hizmetçi ve dadılar elinde bırakan annelere de esefle rastlanılır. Bu annelerin tam istirahatle toplıyacağı kuvvetleri yavrularına sarfederek güzel güzel bakacakları yerde eğlence peşinde koşarak maddî ve manevî bütün kuvvetlerini israf etmeleri ve annelik gibi kutsî vazifelerini yapmadıkları hemen her gün görülmektedir. Hiç bir hizmetçi veya mürebbiye bir annenin yerini tutamaz, anneler için de çocuklarına bakım işinden daha zevkli bir şey düşünülemez. Esasen hayatta çocuklardan ebedî ayrılmak mecburiyeti varken, daha erkenden bir annenin çocuğundan ayrılması hoş ve doğru bir şey olmamakla beraber her aklı selimin yapabileceği bir iş de değildir.

    Büyük pedagogların fikirce birleştikleri bir nokta vardır. O da büyüklerin yalnız çocukları değil, çocukların da büyükleri terbiye ettikleri düşüncesidir. Her anne daha ilk çocuğunda bu hali görür ve hayretlere düşer. Çocuklar ne kadar küçük olurlarsa olsunlar, daima olduğumuzdan daha iyi olmamız için bize canlı bir ihtardırlar ve hatta daha iyileşmemiz için tabiatın göndermiş olduğu birer de mümessildirler. Çocuklar ve hele küçük çocuklar büyüklerden gördükleri bütün huy ve itiyadları daima çabuk kaparlar. Ana ve babanın karakter noksanlıklarını veya iyiliklerini çabuk anlarlar. Bundan dolayı ancak sağlam karakterli, ahlâkı düzgün anneler çocuklarına iyi bir terbiye verebilirler. Sinirli anneler, çocuklarının muhtaç oldukları iyi bir terbiyeyi, ruhî bir gıdayı veremiyecekleri için bunların gerek gebelik ve gerek gebelikten sonraki zamanlarda sıhhî ve mâkûl bir hayat şekli takip etmeleri, yani maddi ve manevî bütün kuvvetlerini çocukları için tasarruf etmeleri icap eder.
    Terbiyenin iyi ve fena olması, yalnız anne ile ilgili bir şey değildir. Bunda ana ve babanın iyi geçinmesi, kusur ve zaafların karşılıklı olarak sevgi ve saygı ile düzeltilmesi ve aile hayatının tam bir ahenk içinde devamı, çocuğun somatik ve psişik gelişmesi bakımından olduğu, kadar, iyi bir terbiyesi için de şarttır. Çocuğun ruhuna ana ve baba geçimsizliği kadar fena tesir eden bir şey hemen yok gibidir. Eğer bu geçimsizlik tam bir ayrılık haline gelmişse çocuğun hayatında sağlam ve en emin olarak ayağını bastığı bu yer, ayaklarının altından çekilmiş ve çocuk istinadgâhsız bırakılmış olur.
    Baba ela anne gibi çocuğun hayatında mühimdir. Baba da ayrıl şeklide çocuğa bağlı cırnakla beraber aynı zamanda ahlâkî terbiyecinden de mes'uldur ve bu kjte babanın yerini tutacak kimse de yoktur. Bundan dolayı babalar, annelere göre çocuklara, daha fazla iyi bir örnek olmalıdırlar.
    Tek çocukların fazla güçlük ve sıkıntıları mucip olduğu herkesçe bilinir. Böyle biricik çocuklar anormal şekilde bütün ailenin merkez noktasını teşkil ederler ve herkes tarafından bütün arzularının yerine getirilmesine fena alışırlar. Halbuki çocuğu çok olan ailelerde her çocuk, kendiliğinden itaat ve uysallığı öğrenir, her küçük şeye sevinir. Kardeşlerinin de arzuları olabileceğini ve onların da ana ve baba sevgisine muhtaç bulunduklarını anlar. Bir çocuk için kardeş sahibi olmak çok mühimdir. Zira çocuklar birbirlerini terbiye ettikleri gibi toplu hayata da daha kolay alışırlar.

    Terbiyede paranın oynadığı rolü de göz önünde bulundurmak lâzımdır. Sıkıntı ve sefalet içinde büyüyen çocukların sıhhatli ve hayattan memnun olmaları her zaman pek mümkün değildir. Fakat ihtiyaçlar basit şekilde tatmin edilirse paranın terbiye için fazla bir mana ve fcymeti olmadığı da anlaşılır. Hatta aksine olarak çok defa zenginliğin fena bir tesir yaptığı da görülür. Terbiye ne kadar iyi olursa olsun zenginlik ve hudutsuz imkânların yapacağı zararları önliyemez. Masrafsız olarak çocuğun memnun ve mesut olmasını temin etmek de mümkündür.

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

     

Benzer Konular

  1. Bebek Terbiyesi
    By TDV in forum Bebek Bakımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-22-2010, 12:59 PM
  2. Çocuk Hareketleri
    By TDV in forum Bebek Bakımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-30-2008, 10:22 AM
  3. hiperaktif çocuk
    By TDV in forum Sağlıkça
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-24-2008, 12:06 PM
  4. Çocuk Kanser
    By TDV in forum Kanser
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-16-2008, 05:17 PM
  5. Tuvalet Terbiyesi
    By TDV in forum Çocuk Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-02-2008, 11:30 AM

Beğendiğiniz Sayfayı Ekleyebilirsiniz

Beğendiğiniz Sayfayı Ekleyebilirsiniz

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Bildirimi]

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100