1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Normal Psikolojik Gelişme

  1. #1
    TDV
    TDV isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    15.103

    Standart Normal Psikolojik Gelişme





    Normal Psikolojik Gelişme Başlangıç aşaması çekingenlik yaratabilir ancak çoğu çocuk, yeni statüsünü gururla kabullenmektedir. Okul çocuğa toplumsal ve öğrenme beklentilerini yükler ve bu beklentilerle karşılaşmak, gerçek bir meydan okuma olabilir.
    Okul çağının gelmesiyle çoğu çocuk, günlük hayatta doğrudan deneyimledikleri somut şeyler hakkında mantıklı olarak düşünebilecek hale gelmişlerdir. 6 ve 12 yaşları arasında çocukların düşünme ve hatırlama şekilleri çok daha derinleşir. Bilgi parçalarını sınıflandırmada daha iyileşirler ve hafızaları gelişir. Geliştirilen hafıza, çocuklar daha çok karmaşık problemleri çözeken, birbiriyle ilişkili çeşitli fikirleri akılda tutmalarını sağlar.
    Okul çağı boyunca pek çok çocuk, diğer insanların sahip olduğu perspektifleri hesaba katma yeteneklerini de geliştirir. Kendi yaklaşımlarını diğerlerinin bakış açısına ayarlamayı öğrenirler ve herkesin kendi bilgi ve ilgi alanlarını paylaşmadığını algılarlar. İlk defa şunu anlarlar ki; anne ve babaları hayatta vakitlerini ayırabilecek diğer şeylere sahiptirler. Bunun kavranması ebeveynlerin sahip olduğu ikna gücünü azaltmaktadır. Okul çağı çocukları eksik bilgi kaynaklarından çıkarımlarda bulunmakta ustalaşırlar. Aynı zamanda iki farklı ancak birbiriyle ilişkili anlamı nasıl koordine etmek gerektiğini öğrenirler ki bu şakaları, mecazları ve belirli bazı gramatik kuralları anlamada çok önemli bir unsurdur.
    Okumayı öğrenmek, kapıyı, diğer tüm bilgilerin keşfine açtığından okul ödevinin en önemli kısmıdır. Çocuğunuza bir şeyler okumak da onun okuma sevgisini geliştirebilir. Okumayı öğrenmek yüksek sesle okumakla başlar. Çocuğunuz alfabenin harflerini birbirinden ayırt edebilmeli, bunları konuşma seslerine çevirebilmeli ve harflerin oluşturduğu ortak grupların nasıl telaffuz edilmeleri gerektiğine
    hâkim olabilmelidirler. Sonunda çocuğunuz bu aşamaları atlar ve sesleri anında içinden okur.
    Öğrenme isteğini uyarmak suretiyle çocuğunuzu motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun aktif olarak katıldığı etkinliklerde vakit geçirerek ve okulda ya da diğer yerlerde çocuğunuzun performansına basitçe ilgi göstererek öğrenmesi ve kazanması daha zor becerileri edinmede onu teşvik edebilirsiniz.
    Okul çocukları da yavaş yavaş düşüncesiz bir tarzdan yansıtıcı öğrenme tarzına geçmeye eğilimlidir. 6 yaşındaki bir öğrenci hemen bir dikkatsiz yanıt vermeye çok yatkındır, oysa 12 yaşındaki çocuk hemen cevap vermekten kaçınarak soruyu daha çok düşünecektir.
    Okul çağı boyunca çocuklar doğruyla yanlışı birbirinden ayırmayı yani ahlaki davranışları da öğrenirler. Çocuğunuz kendi ihtiyaçlarıyla aile, okul ve toplumun ihtiyaçlarını nasıl dengelemesi gerektiğini de öğrenmektedir.
    Çocuğunuzun bir görev, sorumluluk ve gerçekçi bir başarı anlayışını geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun ailede daha yardımcı bir rol almasını sağlayın. Bu, masayı hazırlamak gibi makul evişlerinin yapılmasında yardımcılık olabilir. Çocuğunuz verdiğiniz görevleri tamamladıkça, kendi yeteneklerine güveni artacak ve görev hususunda bir sorumluluk hissi edinecektir. Bu da, ailenin önemli bir parçası haline gelme işlemini çabuklaştıracaktır
    Ahlaki bir davranış örneği belirlemek de önemlidir. Buna ek olarak çocuğunuzun televizyon seyretmesini sınırlamak ve ne seyredeceğini belirlemek, onun vahşi ve uygunsuz cinsel davranışlara olan ilgisini minimumda tutmak iyi bir fikirdir.
    Eğer ne tür bir davranışı mükafatlandırıp ne tür bir davranışı cezalandırdığınızı tutarlı bir şekilde nedenleriyle birlikte belirliyorsanız, çocuğunuz muhtemelen ahlaki hareketlere ilişkin bir iç kontrol mekanizması geliştirecektir (yani, vicdan). Dış kontrol ise daha az arzu edilir bir durumdur, çünkü bu, yakalanmak ya da ebeveynleri üzmek korkusuyla davranışı etkileyecektir.
    Kendi değerlerine güvenli bir şekilde inanan çocuklar çok daha çalışkan, yaratıcı ve okulda başarılı olmak eğilimindedirler. Akranlarına uymada baskıyla direniş gösterme hususunda da daha iyidirler ki bu, akranları kendisine zarar veren davranışlara katılmasını talep ettiklerinde özellikle önem taşımaktadır.
    Çocukta kendine saygı duygusunu yüksek bir şekilde uyandırabilmek için ona gerçekten önem verdiğinizi göstermeniz gereklidir. Çocuğunuz genelde iyi olmak ister ve bunu yapmada da zorlanacaktır. Çocuğunuz akranları ve "önemli" yetişkinlerin verdiği tepkiyle kendi performansını ölçecektir. Bu aşamada başarı çocuğun birtakım güçlü noktalara sahip olduğunu, bazı alanlarda ise çalışması gerektiğini kavramasına yol açacaktır. Bu oldukça faydalıdır.
    Buna zıt olarak düşük seviyede gerçekleşen kendine saygı duygusu genellikle ebeveynlerin reddettiği, baskı yaptığı ya da uzak kaldığı çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Çocuk aynı yaştaki akranlarından kendini daha aşağı görebilir ya da sorunsuz olmak için her şeyde iyi olmak zorunda olduğunu hissedebilir.
    Çocuğunuzun davranışları için berrak hatlarla tanımlanmış sınırlar koyun ve bu sınırları tutarlı bir şekilde zorlayın. Her şeye izin veren ebeveynler de çocuklarına önem vermedikleri mesajını naklediyor olabilirler. Okul çağındaki oğlunuz ya da kızınız gitgide daha bağımsızlaşmakta ama yine de içinde büyüyebileceği sıkı kılavuzluk ve tutarlı sınırlara ihtiyaç duymaktadır.
    Okul öncesi dönemde çocuklar uyum sağlamama eğilimindedirler. Toplumsal kurallar onların kafalarını karıştırabilir. Okul öncesindeki dönem davranışta kararlı bir değişimi belirleyecektir. Çocuklar akranlarıyla birlikte tanımlanmaktan hoşlanırlar. Böylece de toplumsal durumları anlayabilmeye başlarlar. Kavradıkları her yeni bir toplumsal norma karşı sık sık katı bir uyumsallık gösterirler. Kaldırımdaki bir engele basmamak gibi çocuğun uzun kesin mecburiyetlerden zevk aldığı dikkatinizi çekmiş olabilir. Bu, çocuğun keyfi kurallardan kaynaklanan geçici anormalliğin bir şeklidir.
    Okul yıllarının sonuna doğru pek çok çocuk toplumsal roller ve normlar hususunda daha esnek hale gelmektedirler. Evdekiler ve okuldakiler gibi çelişkili değer sistemlerini ulaştırmayı yavaş yavaş öğrenmektedirler. Uzmanlaşmanın bir zayıflık işareti olmadığını kabul ederler.
    Diğer yandan okul çağının son yılları bazı katılık derecesiyle belirlenir. 11 ve 12 yaşındaki öğrenciler genellikle akranları gibi giyinmek ve onlar gibi davranmakla aşırı derecede ilgilidirler.
    Bazen çocuğunuz okulda öğrenmeyle, akranlarla ilişkiler ya da ortak alıştırmalarla bağlantılı becerileri edinmede zorluk çekebilir. Bu zorluklar görme ya da işitmeyle ilgili çocuğun bilinmeyen sorunlarından doğabilir. Diğer zamanlarda bilinmeyen öğrenme yetersizlikleri ya da dikkat eksikliği, bozuklukları, çocuğun akranlarına yetişmesinde çocuğun yeteneksizliğine katkıda bulunuyor olabilir. Heyecansal problemler de öğrenme farklılıkları için hem bir neden hem de bir sonuç olabilir.
    Oldukça zeki olsalar bile aile sorunlarıyla rahatsız edilen çocuklar okula önem vermekte güçlük çekerler. Bazen bu, bir çeşit okul fobisi şeklini alır ki bu da çocuğun okul çevresinden tam olarak faydalanmasını engelleyebilir

  2. #2
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    1

    Standart

    ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

    Çocuk Psikolojisi, çocuğunuzun sağlıklı bir gelişim gösterdiğinin düşünülmesi için dil-bilişsel, ince motor, kaba motor ve sosyal becerilerinin yaş gelişimine uygun bir özellik sergilemesi beklenir. Her yaş dönemine uygun olarak yapılan aktiviteler ve oyunlarla çocuk gelişiminin desteklenmesi gerekir. Çocuk Psikolojisi açısından, çocuk gelişimi aşamalarından olan Özerklik Döneminde olan bir çocuğa katı kurallar koymak hiçbir işe yaramayacağı gibi olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Ya da, çocuğun sosyal kuralları ve sınırları öğrenmesi gereken çocuk gelişimi döneminde, kurallardan yoksun kalması da çok yanlış olacaktır. Önemli olan, çocuğunuza doğru zamanda doğru yaklaşımı gösterebilmektir. Çocuk Psikolojisi yaklaşımlarında, çocuk gelişimi açısından bu dönemde kriz anlarında inatlaşmak değil çocuğunuzun dikkati başka bir yöne çekmektir. Çünkü çocukla yapılan inadı kazanmak gibi bir durum söz konusu değildir ve hiç bir yararı yoktur. Bu dönem çocukları henüz paylaşmayı kavrayamazlar bu yüzden oyuncağını paylaşması için onu zorlamamalısınız. Bu yaş grubu çocuk gelişimi açısından yuva için uygun değildir. Paylaşamadıkları için arkadaşının elinden oyuncağı çekip almak ister, istediğini istediği zaman yapmak ister. Belli kurallar içinde vakit geçirmekte zorlanır.

    Dr. Gökçe Küçükyazıcı
    Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

     

Benzer Konular

  1. Kişilik ve Davranışların Psikolojik Gelişimi
    By TDV in forum Çocuk Psikolojisi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-05-2008, 04:01 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-03-2008, 11:00 PM
  3. İktidarsızlık Psikolojik Tedavi
    By Safak in forum Cinsel Hastalıklar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-03-2008, 04:08 PM
  4. Normal Büyüme ve Gelişme (Okul Çağı)
    By TDV in forum Çocuk Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-25-2008, 10:06 PM
  5. Bebeklerde Normal Büyüme ve Gelişme
    By TDV in forum Bebek Bakımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-25-2008, 09:48 PM

Beğendiğiniz Sayfayı Ekleyebilirsiniz

Beğendiğiniz Sayfayı Ekleyebilirsiniz

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Bildirimi]

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97