Şimdi ürologların çoğunun prostatı küçültmek için kullandığı yöntem, "uretra yoluyla prostat ameliyatı "dır. "Transuretal" kelimesi ameliyatın idrarı mesaneden penis yoluyla taşıyan ince bir geçit olan uretradan geçilerek yapıldığını belirtir. Ameliyat genellikle, belkemiğinden uyuşturarak veya genel anestezi ile yapılır. Sonra, resektoskop veya ameliyat sistoskopu denilen bir alet dikkatle uretraya sokularak, elektrikli kesicinin bulunduğu ucu prostata girene kadar hareket ettirifir.
Alette minyatür bir teleskop bulunur. Ürolog, idrar kanallarını gözleyerek, prostat bezinin genişlemiş olan kısmından küçük parçalar yontar, işin aslı, ürologun akamayan idrar için bir kanal oymasıdır.
Ameliyattan sonra, resektoskop çıkarılarak, genişletilen kanal iyileşene kadar kalmak üzere mesanedeki idrarın boşalabilmesi için birkatater takılır. Genellikle bir hafta kadar hastanede yatmak gerekir.
Uretra yoluyla prostat ameliyatı genellikle komplikasyon olmaksızın, büyümüş prostatın ortaya çıkardığı sıkıntıları giderir. Prostat, ameliyatından sonra genellikle meninin bir kısmı veya hepsi, cinsel ilişki sırasında penisten fışkıracağına mesaneye girer. Buna geri dönen ejakülasyon denir. Bunun bir zararı yoksa da (meni daha sonra idrarla birlikte dışarı atılır) üretkenliği azaltır. Bazı vakalarda prostat yeniden ameliyatı gerektirecek kadar büyür. Çok ender olarak, prostat ameliyatı, iktidarsızlığa veya idrar kontrolünün tümüyle kaybedilmesine neden olabilir.