Dalak Hastalıkları Dalak Büyümesi dalak karın boşluğumuzun sol üst kısmında bulunan ve çok önemli görevleri üstlenmiş bir organımızdır. Normal şartlar altında göğüs kafesi ile korunmuştur ve karın muayenesi yapılırken, doktorun eline gelmez. Karın muayenesi yapılırken doktorun eline gelen dalak, büyümüştür ve bir hastalığı yansıtmaktadır.

Dalağın başlıca dört önemli görevi vardır. Bunlardan ilki bağışıklık sistemimizdeki görevidir. Kana karışmış mikropları süzerek kandan temizlenmelerini ve vücudumuz için yabancı maddelere (antijenlere) karşı bağışıklık oluşmasını sağlayacak birtakım maddelerin (antikor) yapımında rol oynamaktadır. İkinci görevi vücudun ihtiyacına göre, bazı normal ve anormal kan hücrelerini hapsedip dolaşım dışı bırakmasıdır. Üçüncü olarak, kan damarlarından çok zengin yapısıyla, kendisine gelen kanı karaciğer ile dalağı bağlayan kalın toplardamar vasıtasıyla karaciğere de aktarıp, karaciğerin de kanlanmasına büyük katkıda bulunur. Erişkin insanda kan yapımını kemik iliği üstlenmiştir. Ancak kemik iliğinin çalışmadığı bazı hastalıklarda veya kemik iliğinin vücudun çok artış gereksinimini yeteri kadar karşılayamadığı durumlarda devreye girerek dördüncü görevi olan "Kemik iliği dışından kan yapılmasını" sağlar.
Dalak birçok hastalık nedeniyle büyür. Bunların arasında bulaşıcı hastalıklar ilk sırayı alır. Verem hastalığı, sıtma, frengi gibi bir döneme adlarını yazdırmış bulaşıcı hastalıklarda, dalağın büyük bulunması ve hatta çok büyüyebilmesi oldukça dikkati çekerdi. Kana mikrop bulaşması sonucu ortaya çıkan çok ciddi hastalıkta, kalbe mikrop bulaşması sonucu gelişen çok önemli bir hastalıkta, infeksiyöz mononükleoz denilen hastalıkta ve AİDS hastalığında dalak büyümesi dikkati çeker. Bağışıklık sisteminin ayarlanmasının bozulduğu hastalıklarda, bazı romatizmal hastalıklarda da dalak büyür. Karaciğer sirozunda dalak büyümesi önemli bir bulgudur. Bazı kan hastalıklarında da dalak büyür. Bunların arasında al yuvarların yaşam süresinin kısaldığı birtakım hastalıklar, kan hücreleri ve kan yapıcı organları tutan bazı tümörler sayılabilir. Dalağı büyüten başka hastalıklar da vardır. Çok uzun bir liste halinde verilebilecek dalağı büyüten hastalıkların hiçbiri olmadan, bugün için bilemediğimiz nedenlerle de dalak büyüyebilir. Büyüyen dalak bazı görevlerini kontrolsüz olarak fazla yapmaya başlar. Bunun sonucu olarak bağışıklık sisteminde sorunlar olmaya, kan hücrelerinin kontrolsüz olarak hapis edilmeleriyle kansızlıklar ve diğer kan hücrelerinin azalmasıyla kişinin kanının pıhtılaşmasında kusurlar oluşmaya, karaciğer ile olan damarsal ilişkide bozukluklar görülmeye başlar.
Tüm bunların aksine, bazı hastalıklar nedeniyle, dalak bazan hiç görev yapmayabilir. Sanki ameliyatla dalak çıkartılmış gibidir. Bu durumda dalak mikropları kandan temizleme görevini hiç yapamaz. Böyle hastalar çok kolay mikrop kapar ve bu mikroplar kolayca tüm vücudu istila edebilir. Dalak kendisinden beklenilen bağışıklığı sağlama görevini de yapamayacağından, ortam istilacı mikroplara kalacaktır.
Bazı durumlarda, büyümüş ve işe yaramayan dalağın ameliyatla çıkartılması gerekebilecektir. Ayrıca, özellikle trafik kazaları sırasında, dalakyırtılmaları olabilir. Yırtılan veya parçalanan dalak kişinin aşırı kan kaybetmesine neden olur ve zamanında müdahale edilip ameliyatla dalak çıkartılmazsa yaşam ciddi bir şekilde risk altına girer.
Toplumda, hangi nedenle olursa olsun, dalağı çıkartılmış ve "Dalaksız" lakabıyla anılan kimseler vardır. Böylesine bir isimlendirme o kişilere karşı yapılmış bir yanlışlık ve haksızlıktır. Bir uzvu eksik, yetersiz çalışan veya tıbbi gerekçeler ile çıkartılmış kişileri çeşitli isimlerdirmelerle aşağılamanın hiçbir savunulacak yönü yoktur. Bu moral yönünün dışında, hastanın hastalığının gereklerine ve tıbbi tekniğe uygun olarak dalağın çıkartılması durumunda, hastanın hayatı için önemsenecek izler kalmayacaktır. Ancak gerekmeyen durumlarda da feda edilebilecek bir organ değildir. Bu durum hakkında en doğru kararı konunun uzmanı doktorlar vermelidir.