Dalgıç Hastalığı deniz dibine dalan dalgıçlar eğer oldukça derine daldıktan sonra çok süratle su yüzeyine çıkmaya çalışırlarsa, dalgıç hastalığı dediğimiz talihsiz durum ortaya çıkabilecektir. Dalgıcın adale ve eklemlerinde çok ısdırap verici ağrılarla birlikte felçler ve şuur kaybı görülebilecektir. Her dalgıcın bilmesi gerektiği şekilde, 10 metre kadar derinlikten yüzeye doğru çok çabuk çıkılsa da dalgıç hastalığı görülmeyecektir. Ancak, 50-60 metre kadar derinlikte yüzeye doğru tedbirsizce ve acele çıkılması durumunda ise bu çok ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.

Dalgıç deniz altına indiği zaman, üzerine binen ilave basınç tümüyle iç organlarına da yansıyacaktır. Çok derine inildiği zaman soluk havasında bulunan oksijen gazı dokular tarafından kullanılacak, nefes alıp verme olayı ise karbondioksidin depolanmasını engelleyecektir. Ancak, bu derinlikte kan damarları ve dokular azot (nitrojen) gazı ile doyum noktasına ulaşacaktır. Aynen kapağı sımsıkı kapalı ve basınçlı sodalı şişelerinde olduğu gibi, bu basınçda durulduğu takdirde herhangi bir anormal durum olmayacaktır. Ancak soda şişesinin kapağı açılarak basıncı azaltıldığı zaman dikkatimizi çekmeye başlayan azot hava kabarcıkları, dalgıç birden yükselmeye başlayan üzerindeki basıncı çok çabuk azalttığı takdirde, dalgıcın dokulanndâ ve kan damarlarının içinde de oluşmaya başlayacaktır. Azot kabarcıklarının oluşması da beyin, omurilik, adale ve eklem dokularında yan tesirlerini gösterecek ve dalgıcın hayatı risk altına girecek, beyin ve omuriliğin hasara uğraması ile hayatı boyunca derin izlerini taşıyacağı sakatlıklara maruz kalabilecektir.

Profesyonel dalgıçlar için dalgıç hastalığının söz konusu olmaması gerekmektedir, çünkü aldıkları eğitim böylesine bir ihmali engelleyecektir. Amatör dalgıçların ise konuyu iyici bilmeleri ve öğrenebilecekleri yerlere başvurmaları gereklidir. Prof. Haldane tarafından yapılmış programa göre inilecek derinliğe göre yüzeye çıkarken hangi metrelerde ne kadar durulacağı, yüzeye ne derecede yavaş çıkılacağı bilinmektedir. Bu basit tedbirlerle dalgıçlıkçok zevkli bir spor olmaya devam edecektir.
Dalgıç hastalığının acil tedavisi için deniz altı zenginliği ile tanınan ve çok sayıda dalgıcın ilgisini çekeri sahillerde bu iş için eğitilmiş ekipler ve yeterli donanım bulunmalıdır. Aksi takdirde, tedavisiz geçecek zaman ve hastanın merkezlere nakli sırasında kaybedilecek süre, ömür boyu sürecek ciddi beden ve zekâ sakatlıklarına yol açabilecektir.