Gut Hastalığı dünyada bol yemek, bol içmek, hele havyar ile ömür geçirmek güzel şeydir ama 35-40 yaşından sonra gut hastalığının geleceğini de düşünmek gerekir.

Gut hastalığı bir metabolizma hastalığıdır. Esas bozukluk vücutta bulunan ürik asit metabilozmasının bozulmasıdır. Müzmin bir hastalık olan gutda ırsiyetin de rolü vardır. "Nukleoproteid" ismi verilen bir protein metabolizması bozukluğudur. Bu metabolizma sırasında yüksek oranda ortaya çıkan ürik asit ve üratlı maddeler kemiklere, eklemlere, damarlara ve böbreğe otururlar. Normal bir insanın kanında %6mg civarında ürik asit vardır. Bu miktarlar 2-3 katına kadar çıkabilirler ve alınan sakatat, etler, çay v.s. ürik asitten zengin gıdalar metabolizması bozuk olan kişilerde kandaki ürik asidi daha da yükseklere çekerler.



Eklemlerde şiş, şiddetli ağrı, sıcaklık artması gibi şikayetlerle başlıyan ve romatizma hastalığı ile karışan gut hastalığında zaman zaman had ve şiddetli krizler de olur.

Bu hastalık genellikle yeşitkin, yemeği seven erkeklerde olur. Menapoza giren kadınlarda da görülür. Savaş yıllarında Avrupa'da beslenme eksikliğine bağlı olarak bu hastalık hemen hemen kaybolmuştur.



Gut hastalığı çoğu irsiyetle geçen şeker hastalarında, kronik romatizmalı kişilerde, safra ve böbrek taşları olanlarda, ekzamalı ve hemoroidli, migrenli kişilerde daha sık görülmektedir.

Bu hastalık zaman zaman el ve ayaklarda, özellikle ayak başparmaklarında nohut gibi sert şişlik ve kızartılara, şiddetli, sabaha kadar uyutmayan ağrılara sebep olur. Olay daha ileri gittiği vakit hastada organlara ait kriz bulguları ortaya çıkar. Kuvvetli mide krizleri, kusma, göğüs ağrıları ve kalb bozuklukları, şuur bulanıklığı, bayılma, kanlı idrar gibi olaylar kendini gösterir.

Müzmin gut hastalığı eklemlerde, bilhassa ellerde deformasyonlar yapar, eller çarpılır ve fonksiyonlan çok azalır. Böbreklerde nefrite sebep olur.

Gut hastalığına yakalanmamak en akıllıca iştir. Bunun için çok yememek, kilo almamak, spor ve kültür-fizik yapmak, yüzmek, kaplıca banyolarında kür yapmak çok yararlı olacaktır.

Hastalığa yakalananlar doktor ve çeşitli ilaç tedavileri yanında diyete sıkı şekilde uymalıdırlar. Sakatatlar, sığır etleri, mantarlar, şarap, alkollü içkiler, çay kahve yasak edilmelidir. Beyaz etler tercih sebebidir.

Bu hastalarda en yararlı önlemlerden biri de yavaş yavaş, ayda 1-1.5 kg şeklinde zayıflamaktır. İdeal kiloyu bulmaları şarttır. Kanda sık sık ürik asit tayinleri yapılmalı ve EKG ile kalb ve İdrar kontrolleri unutulmamalıdır. Bu hastalıkta kullanılan ilaçlar yan tesirli, tehlikeli ve toksik ilaçlar olduklarından ancak doktor kontrolü altında kullanılmalıdırlar.