1921 yılında insülinin keşfine kadar IDDM'Iİ hastaların sonu ölümdü. Modern ilaçlar sayesinde her IDDM hem de daha hafif olan NIDDM kontrol altına alınabilmiştir.
Bazı insülin bağımlısı hastalarda ani kan şekeri yükselmeleri veya düşmeleri görülebilir. Buna "hassas" "istikrarsız" veya "değişken" diabet de denir. Bu kişilerin bazen hastaneye yatmaları gerekebilir. Bu yoğun insülin tedavisi uygulamasında hegün 3-4 insülin iğnesi yapılması lazımdır. Fakat düzgün bir yaşam biçimi ve doğru bir perhizle kıs uzun ve normal bir hayat sürebilir. Hem İDDM hemde NIDDM de kısa ve uzun dönemli riskler varcdır Kısa dönemli risklerden biri insülin reaksiyonu (çc-düşük glikoz) veya çok yüksek glikoz düzeyi şeklerde ortaya çıkar ve düzgün ilaç ve beslenme programı ile geçer. Ketoasidosis de başka diğer kısa dönemli risktir.
İki tür uzun dönemli risk yaşanır. Yavaş yavaş gelişir ve ilk zamanlarda belirtileri fark edilme: Glikoz kalın damarlara zarar verir duruma gelirse felç

kalp krizi ve ayaklarda kangren görülebilir

in: T damarlara zarar verirse de göz hastalıklarına

böbreklere ve sinirlere zarar verebilir. Sinir tahribata (diabetik nöropati) kan şekerinin uzun süre yüksedüzeyde kalmasından olur.