Hiperparatiroidizm, böbrek taşlarından ağrı meydana gelmedikçe, başlangıçta belirtisiz olabilir. Fakat yıllar geçtikçe belirtiler ortaya çıkar. Böbrek taşları Belirsiz bir yorgunluk Susamanın ve idrarın artması Hazımsızlık veya ülser belirtileri. Paratiroid bezlerinden biri veya birden fazlası hormonlarını aşırı ölçüde üretirlerse, bundan doğan rahatsızlığa hiperparatiroidizm denir (bunun aksi olan rahatsızlık hipoparatiroidizmdir ki, burada hormon çok az üretilir) vücutta dolaşan fazla miktarda paratiroid hormonu olduğu zaman kalsiyum konsantrasyonu abartılı ölçüde yüksek olur ve fosfor konsantrasyonu düşüktür.
Vakaların yüzde sekseninden fazlasında bunun nedeni paratiroid bezlerinden birinde ufak bir büyümedir. Diğer durumlarda dört paratiroid bezinin hepsi birden büyük ve hormonu aşırı ölçüde salgılar. Bu büyümeler genellikle lokalizedir ve başka organlara sıçrama ihtimali pek yoktur.
Eskiden oldukça seyrek görüldüğü sanılan bu rahatsızlık, orta yaşlılar arasında o kadar da az görülmemektedir. Kadınlarda hiperparatiroidizme tutulma erkeklere kıyasla iki kat fazladır.
TEŞHİS
Hiperparatiroidizm hastalarının yaklaşık yarısında hiçbir belirti yoktur ve teşhis sıklıkla herhangi bir belirtinin nedeninin araştırılması sırasında değil, rutin bir kan testi sırasında kanda yüksek kalsiyum konsantrasyonunun görülmesiyle konur.
Kanda aşırı miktarlarda kalsiyum ve paratiroid hormonu gösteren kan testleri hiperparatiroidizmi düşündürür. Sıklıkla, teşhis hemen hemen tesadüfen yapılır, anormal derecede yüksek kalsiyum ve hormon değerleri başka bir rahatsızlık için yapılan rutin testler sırasında keşfedilir. Kanda fosfor değerlerinin düşük olması, bu rahatsızlığı düşündürür.
Kanda paratiroid hormonunun doğrudan ölçümü teşhisi doğrulamaya yardımcı olur. Bunu izleyen birkaç yıl içinde bu hormonu tespit edecek tahlillerde büyük gelişme beklenmektedir. Öyle ki, bunlara çok daha fazla güvenilebilecektir.
Hiperparatiroidizmin ön teşhisi konunca hastaya aşırı derecede D vitamini kullanıp kullanılmadığı sorulur. Thiazide denen bazı diüretiklerin kullanımı, kandaki kalsiyum değerini artırma ihtimali olan bir nedendir. Doktor aynı zamanda paratiroid bezlerinde tümörler varsa belirlemek için ultrason incelemesi de yapabilir. Sarkoidoz denen bir durum da dolaşım sisteminde kalsiyumu artırabilir ve bu da safdışı bırakılmalıdır. Bazı akciğer, göğüs ve diğer organların kanserleri bazen paratiroide çok benzeyen bir madde salgılar ve bu durum da kan kalsiyum konsantrasyonlarını artıracaktır.
HİPERPARATİROİDİZM NE KADAR CİDDİ BİR HASTALIKTIR?
Bazı vakalarda tedavi gereksizdir ve doktorunuz sadece durumunuzu gözlemlemekle yetinecektir. Böbrek taşlarının oluşmakta olup olmadığını belirle-mek için ve böbrek fonksiyonu bakımından böbrek-lerin durumu yakın takibe alınacaktır. Uzun dönemde kemikler için tehlike vardır: Kanda çok fazla kalsiyum bulunması, kemiklerden çok fazla mineral salıverildiği anlamına gelmektedir. Kemikler ise vücutta kalsiyum deposudur. Fakat kemik değişikliklerinin bir problemi olması pek sık değildir, çünkü aktif böbrek taşlarının varlığı veya böbrek fonksiyonunun bozulması, iskeletin belirgin şekilde bozulmasından önce, tümörün cerrahi olarak çıkartılmasını gerektiren durumlardır. Bazen hastalarda hiperparatiroidizmle birlikte tek tip ülser de bulunur.
TEDAVİ
Çoğu vakalarda paratiroid ameliyatlarında uzmanlaşmış bir cerrah tümörü bulup çıkarabilecektir. Eğer tümör paratiroid bezlerinin normal yerinde bulunmazsa, tümörün yerini belirlemek için daha karmaşık tahlillere ve hatta sternumun (göğüs kemiği) arkasındaki bölgenin cerrahi olarak incelenmesine ihtiyaç olabilir.