Kangren insan sağlığında en önemli konulardan biridir. Kangren dokunun ölmesi demektir. Dokunun ölmesi için beslenmemesi gerekir. Bilindiği gibi doku ve onun yapı taşları olan hücrelerin beslenebilmeleri için iki ana maddeye gerek vardır. Bunlardan biri bir şeker maddesi olan glikozdur. İkincisi de oksijendir. Bu iki maddenin dışında yine hücrelerin hayati fonksiyonlarını yapabilmeleri için sodyum, potasyum, kalsiyum gibi tuzlara ve vitamilere de ihtiyaç vardır. Ayrıca doku metabolizması sonu ortaya çıkan artıkların da İşte bütün bu işler ancak kan ve kan damarları aracılığı ile yapılır. Bir dokuya gelen temiz kan damarları tıkanırsa, tıkacın ön tarafına kan gidemeyeceğinden doku beslenemez. Doğa bunun için birçok damardan oluşan dolaşım şebekesini yapıya koymuştur. Fakat bazen bu damarlar veya onları besleyen küçük damarlarda tıkanma olur ve kan akımı bozulur.

Kangren eski dilde gangren olarak kullanılırdı. Günümüzde G harfinin yerini K harfi almıştır. Gangren başlayan doku ve organ önce morarır, soğur ve çok ağrılı bir duruma geçer. Deri şişer, sertleşir, gitgide renk mor yeşil ve siyaha doğru bir değişme gösterir.

His ve hareket kaybolur, vücut için büyük bir tehlike oluşur. Önlem alınmazsa bütün vücud zehirlenmiş gibi ağır bir hastalık durumuna geçer ve ölüm tehlikesi baş gösterir.



Gangren bütün dokularda, bütün vücutta ve organlarda olabilir. Kalb enfarktüsü, böbrek ve akciğer enfarktüsleri, dalak enfarktüsü gibi olaylar gangren olayından başka bir olay değildir. Fakat gangren kelimesi kullanılmaz. Bu kelime daha çok görülen el, kol, ayak, bacak, burun, kulak gibi organlar için kullanılır.

Barsak düğümlenmelerinde, barsağa kan götüren bölge damarları tıkanarak birkaç saat içinde gangren olayı teşekkül eder ve öldürücü bir olaydır. Bu olay beyinde gelişirse felçlere sebep olur.

Gangren olayında damarların tıkanması değişik sebeplere bağlıdır. Özellikle damar cidarı bozuklukları olan şeker hastalığında, damar sertliğinde, yüksek tansiyonlularda ve irsiyetle geçen bazı özel damar hastalıklarında, soğuk ve donmalarda, ameliyat sonrası pıhtılaşmış kanın dolaşıma katılması ile veya kazalardan, yaralanmalardan sonra, kan yağları çok yüksek olan kişilerde, bazı ağır iltihaplı mikroplu hastalıklarda damar tıkanmaları seyrek görülmeyen bir olaydır.

Başlangıçta ağrı, derinin solması, şiş ve zamanla yer yer morarması bir damar tıkanıklığını akla getirmelidir. Gerekirse röntgenle bu saptanır. Damar açıcı ilaçlar denenir ve sebep araştırılarak ortadan kaldırılmaya çalışılır.
Gangren çok zaman operasyon isteyen ve hayatın kurtarılması için organın kesilmesini mecbur kılan bir olaydır