Bundan 25 yıl kadar önce, ABD Genel Sağlık Hizmetleri Başkanı, sigara içmenin sağlık açısından tehlikeli olduğunu ilan etti. Bu amaçla Amerika'da satılan her sigara paketinin üstüne sigaranın sağlık için zararlı olduğu konusunda ikaz yazdırdı. Yıllar geçtikçe bu ikaz oldukça etkili bulundu ve pek çok araştırma kurumları bu konuya destek verdi.
Sigara içme ile akciğer kanserleri arasında yakın bir ilişki vardır. Ayrıca sigara kalp hastalıkları için tespit edilen risk faktörlerinin başında gelir. Yine ani kardiyak ölümler için mevcut olan riski iki katına çıkarır. Kalp krizi için mevcut olan riski artırır. Eğer şahıs sigarayı bırakırsa kalp krizi riskini azaltır ve 2 yıl içinde sigara içmeyen şahsın sağlık durumuna döner.
Sigara adrenal bezlerden hormon salgılanmasını ve geçici olarak kan basıncını artırır. Bu şekilde kalp daha fazla çalışır. Sigara, kalpteki mevcut olan oksijeni azaltır. Sonuç olarak her sigara kalbe ve kandamarlarına küçük, fakat gereksiz bir yük yükler. Sigara içenlerde içmeyenlere oranla daha fazla arteriosklerozis görülür. Bunun sebebi muhtemelen sigaranın damar içinde belirli safhalarda birikimler oluşturmasıdır. Oluşan bu birikim arterler içerisinde kolesterolün kümeleşmesini sağlayan bir itici güç oluşturur. Sigara ile birlikte diğer faktörler önemli bir köprü vazifesi görebilir.
Tütün karbonmonoksit gazı içerir. Bu gaz nefesle alındığında, kandaki hemoglobine yapışır ve bu şekilde kanda mevcut olan oksijenin yerini alır. Neticede vücudumuza dağılan kanda daha az oksijen bulunduğu için hücrelere de daha az oksijen gider. Sigara içenlerin hemoglobininin % 8'i karbonmonoksit tarafından tutulabilir. Böylece hemoglobin oksijen taşıma ile ilgili normal görevini yapamaz. Sigaranın ve tütünün bırakılması akciğerler, kalp ve vasküler (dolaşım) sistemi üzerinde birikmesi dolayısıyla gereklidir