Güneş ve Kanser Kanser yapan dış etkenler arasında ışınların yeri önemlidir. Bunların kanser yaptıkları her ne kadar yarım yüzyıla yakın bir zamandan beri bilinmekte ve bu bilinç kesinlik kazanmış ise de, son yıllardaki çalışmalar bir hususu aydınlatmıştır. O da, hangi türden olursa olsun alınan ışının dozu (miktarı) çok önemlidir, kanserin meydana gelmesinde.
Uzun süre güneş ışığının etkisinde çalışanlarda, özellikle açık renk ciltlerde kanser oluşumu sık yer almaktadır. Bu nedenle de Birleşmiş Milletler Kanser Komitesi raporunda, güneşlere karşı koruyucu kremler, geniş şapkalar kullanılmasını ve özellikle hassas bünyelilerin fazla güneşin etkisinde kalmamalarını öğütlüyor, cilt kanseri açısından.
Atom ışınlarının çeşitli kanserlere ve özellikle kan kanserine (lösemiye) sebep olduğu kanıtlanmıştır, ikinci Dünya Harbi sonlarında (1945 de) Hiroşima ve Negaşaki şehirlerine atılan atom bombaları bu gerçeği ortaya çıkarmıştır. Bu şehirlerde sağ kalanlar arasında çeşitli tür kanserlerin yanı sıra lösemiye çok sık rastlanmıştır. Nitekim, son 10-15 yıl içinde yapılan atom denemelerinden sonra deneme bölgelerinde de kan kanseri hastalığının arttığı belirtilmiştir.