Kanser ve Çevre Faktörleri Dünya sağlık teşkilâtının son yıllarda yayınladığı raporların birinde

kanser olaylarının yüzde sekseni

içinde yaşanılan çevrenin etkisiyle oluştuğu bildirilmektedir. Kanser

bulaşıcı bir hastalık olmamasına rağmen

aynı çevrede yaşayan ya da çalışan insanların aynı tür kansere sık yakalanmaları

araştırıcıları bu hastalıklın nedenini çevrede aramaya zorlamıştır.
Çevre denilince

aşırı yemek

aşırı içmek

sigara

güneş ışınları

örf ve âdetler

soluk aldığımızda ciğerlerimize dolan kirli hava vesaire vesaire gibi şartlar anlaşılmalıdır. Nüfusu süratle artan ve sanayileşen kentlerde çevre sorunları daha da önem kazanmaktadır. Fabrika bacalarından

kalorifer bacalarınadn

taşıt araçlarından

ısınma aracı olarak kullanılan mangal ve sobalardan çıkan dumanlar

alınan havayı kirletmekte ve böylece özellikle akciğer kanserlerinin görülme oranını arttırmaktadırlar. Şu halde

insan kanserlerinin bir kısmında

çevrenin kimyasal ve fiziksel ajanlarla bağlantısı olduğu kabul edilen bir husustur diyebiliriz.
Kanser araştırıcıları

çevre faktörleri açısından

kirli havanın yanı sıa diğer bazı hususlara da dikkati çekmektedirler. Bunlar arasında evde beslenen kedi ve köpek gibi hayvanların tüyleri de yer almaktadır. Bu evcil hayvanların

hazan deride bulaşıcı olan mantar hastalığının sebebi olduuğ gibi

tüylerinde bulunan bazı virüslerin

havada uçuşan tüylerle yemek veya nefes boruları yoluyla insan vücuduna girerler. Tüylerde bulunan virüsler diğer etkenler gibi insan hücrelerinim bozulmasına ve tahribine yo! açarlar. Bu bakımdan

bazı bilginlere göre bu hayvanların evin içinde dolaşmaları sakıncalıdır.
Bir kaza sonucu meydana gelen yaralanmalar

zedelenmeler

yanıklar veya tahrişler ve iltihaplar insan derisinde zarara sebep olurlar. Deride meydana gelen zararın genişliği

derimli'ğıi sebebin dozuna ve derecesine bağlıdır. Genel olarak vücut harap olmuş hücreleri yavaş yavaş atar ve yerine normal ve sağlıklı hücreleri koyar. Böylece bir müddet sonra yara ve berenin izi dahi kalmaz. Ancak

meydana gelmiş olan yanık

yara ve bere geniş ve derin ise

bunların vücut tarafından onarılmaları uzun sürebilir. Keza

cilt üzerinde sürekli tahrişler

onarımı imkânsız kılar Bu gibi hallerde normal yapısını ve fonksiyonunu kaybetmiş hücrelerin diğer etkenlerin tesiri altında kanserin başlamasına sebep teşkil ederler. ;Bu nedenle

tahriş yapan cisimlerin sürekli kullanılmaları zararlıdır ve tavsiye edilmez. Meselâ

dudak kanserinin pipo içenlerde ve sürekli olarak pipoyu ağızda tutanlarda daha sık görülmesini

dudaklardaki tahrişe bağlanmaktadır. Bir zamanlar hanımların göğüslerine taktıkları sutyenlerde ****l teller çok yaygındı. Sutyen çıktıktan sonra meme altlarında meydana gelen kırmızılık ve hafif çukurluk bir tahriştir. Keza

bazı tip korselerde buna benzer tahrişler meydana getirmekte ise de bunların sürekli kullanılmalarının zararlı olduğu duyurulma sonucu

bugün bu tip korse ve sutyenler eskiye oranla daha az kullanılmaktadır. Şu halde

cilde tahriş yapan cisimlerin sürekli kullanılmaları hastalığa zemin hazırlayan nitelikte olduklarından dikkate almak gerekir.