Prostat
Kanseri Halk arasında kestanecik adı alan
prostat
mesanenin alt ucu ile penisin kökü arasında yer alır. Şekli bir kestaneye benzer Mesaneden gelen uretra
prostatın ortasından geçer. Bulûğa (erginliğe) kadar küçük olan
prostat
bu yaşlarda birdenbire büyür. 50-55 yasalarına kadar bu büyüklükte kalan
prostat
normal olarak bu yaştan sonra yavaş yavaş küçülmeğe başlar. Ancak

çok defa
kanser veya
kanser dışı herhangi bir hastalık sonucu küçülme yerine daha da
büyümeğe başlayabilir.
Prostat bir salgı bezidir ve
prostat sıvısı adında bir salgısı vardır. Husyelerin yaptıkları meni hayvancıkları ince birer kanalla husye torbasından yukarıya doğru çıkarlar ve
karın içine girdikten sonra
mesane arkasında biri sağda diğeri solda olan iki torbadan he-birine bu ikanallaırdan biri girer. Dfevamlı ve fakat azar azar husyeler tarafından yapılan meni bu torbalarda depo edilir. Ancak bu meni fevkalâde de koyu (kıvamdadır. Cinsel birleşme ve heyecan anında sinirler vasıtasiyle
kasılan torbalardan bir miktar meni uretraya atılır. Prostat da saldığı sıvı ile bu koyu meniyi daha sulandırır. Şu halde
prostatın görevi

salgısı ile meniyi sulandırmak

atımını ve dışarıya dökülmesini kolaylaştırmaktır. Prostat
sıvısında
hormon yoktur ve kana karışmaz. Yaş ilerledikçe

her ne kadar husyelerin meni hayvancıklarının yapımı devam ederse de

prostat
sıvısının salgısı azalır ve koyulaşır.
Prostatım çeşitli nedenlerle iltihaplanması ve had veya müzmin
hastalıkları

maalesef nadir değildir. Prostatın

kanser dışında 50-55 yaşından sonra selim olarak büyümesi sık görülür. Bu
büyüme ise ortasından geçen uretrayı (idrar yolunu) baskı yaparak kısmen daraltır ve hatta bazan tamamen denecek kadar yolu kapatır. Uretranıın böyle sıkışması ve daralması idrar zorluğuna ve mesanede toplanmış idrarın bir defada boşalması yerine

sık sık ve az az
idrar yapmaya sebep olur.
Prostat kanserine gelince: Prostat yukarıda söylediğlimiz gibî herhangi bir sebeple
büyüme başladıktan sonra huy ve karakter de¬ğiştirerek kansere dönebildiği gibi

başlangıçtan
kanser olarak da büyüyebilir. Prostat
kanseri 50 yaşının üstünde
erkeklerde en sık görülen kanserler arasındadır. Görülme oranı coğrafi bölgelere göre değişir. Meselâ en sık oramda Birleşik Amerika' da (özellikle negroîar arasında)

Kanada' da İsveç ve Norveç' de

en seyrek oranda ise Çin' de ve Japonya' da görülmektedir.
Prostat kanserinin kesin sebebi (diğer bir çok kanserlerde olduğu gibi) belli olmamakla beraber

oluşmasını etkileyen bazı faktörler üzerimde durulmaktadır. Bunların başında hormonlar gelmektedir. Her ne kadar
prostat hormon ifraz etmeyen ve salgısında
hormon mevcut değilse de hormonlara karşı hassas bir bezdir. Şöyle ki

fazla miktarda ve sürekli
erkek hormonu (androjen hormonu) ister bünye tarafından imal edilsin

ister dışarıdan (ağız yolu veya enjeksiyonla) verilsin
prostatın büyümesine ve kanserleşmesine sebep olduğu gösterilmiştir. Bu sebeple 50 yaşından sonra

prostat muayenesi ve kontrolü yapılmadan

erkek hormonunun alınması zararlı ve tehlikelidir. Diğer taraftan etkisi
erkek hormonuna tamamen
ters 
olan
kadın hormonu (östrojen hormonu) prostatın büyümesini ve hatta
prostat kanserinin gelişmesini frenlediği tesbit ledilmiştir. Husyelerin ameliyatla alınmaları sonucu
prostat kanserinin durduğu ve gerilediği gösterilmiştir. Keza

hadım
erkeklerde (husyeleri hastalık dışı alınmış erkeklerde) prostat kanserine rastlanmamıştır. Oinsel hayat açısından

prostat kanserinin görülme oranı evlenmemiş erkeklere nazaran evli
erkeklerde daha yüksektir. Bu arada seksüel aktivitenin yanı sıra

erkeklerde
cinsel hormonun yapımını arttırıcı beslenme türü üzerinde de durulmuştur.
Sigara bazı kimyasal karsinojenlerin (hava kirlenmesi dahil) zührevi
hastalıkların ve 'bazı virüslerin de etkili olabilecekleri bildirilmiştir.
Prostat kanserinde ilk
belirti sık

zor ve
ağrılı idrara çıkmaktır. Ancak

bu şikayetler
kanser dışı prostat büyümesine de bağlı olabilir. Kansere bağlı diğer belirtilere ancak kanserin ilerlemiş safhasında görülür. Şu halde 50 yaşından sonra her
erkek 6 ayda bir (hiç değilse yılda bir) bevliye mütehassısı tarafından muayene ve kontrol edilmelidir. Bu sağlığı açısından zorunludur. Kaldı ki

bu arada idrarla ilgili her hangi bir normal dışı durum yer alırsa

derhal kontrola gitmeli .
Prostat
kanseri
muayene

sistokopi

röntgen ve nihayet biopsi ile
teşhis edıilir.
Tedavide ameliyat

radioterapi ile
kadın hormonu verilmesinden büyük faydalar saklanmaktadır. Bugün

erkek
teşhis edilen prostat kanserinde
tedavi çok başarılıdır ve şifa yüzde yüzdür Yetorki zaman kaybedilmiş olmasın.
Şimdi

sık sık bu konu ile ilgili olarak sorulan bir soruyu cevaplandırmak gerekir. Ameliyatla prostatın çıkarılması erkekliği yok eder mi? Nasıl bir boşluk meydana getirir? Hayır

prostatın bir ameliyatla çıkarılması ne yaşam ve ne de erkeklik açısından büyük bir etkisi oimaz. Zira

görevi koyu meniyi sulandırmak olan prostat çıkarıldığında erkekte
cinsel hayatı sona ermez. Penisin sertleşmesi ve
cinsel birleşme devam edebilir. Ancak meni akmaz yani erkeğin bir
kadını gebe bırakmak ve
çocuk babası olmak niteliğini ortadan kaldırır. Bu nedenledir ki

bir çok ülıkeleröe ileri yaşa ulaşan bir çok erkekler
kanser tehlikesini önlemek amacıyla bu
organı alditirnaktadırlar