Yumurtalık Kanseri Yumurtalıklar, biri sağda diğeri solda olmak üzere iki tanedirler ve karnın kavsala boşluğunda, ortada yer alan rahmin yanlarında bulunurlar. Her yumurtalığın iki görevi vardır. Aynen erkeklerin husyelerinde olduğu gibi. Bunlardan birincisi soyun devamı için kadın tohum hücresi yani yumurtacık yapmak, ikincisi ise iki ayrı cins kadın hormonu yapmaktır. Böylece yumurtalık bir iç salgı bezi olarak kabul edilmektedir. Bu hormonların gebelik ve aybaşı fonksiyonları üzerimde etkileri vardır Yaptıkları tohum hücrelerini dışarıya atarken, hormonlar yumurtalıklara gelen kan damarları aracılığı ile kana karışırlar ve tüm vücuda dağılırlarDiğer bir çok organlar gibi, yumurtalıkların da çeşitli iltihap ve hastalıklarına rastlamaktayız. Urları da selim olanlar ve 'habis olanlar diye iki ana gruba ayrılmaktadır. Ne varki yumurtalıkların selim veya habis urlarının çeşitleri kadar, kadında veya erkekte hiçbir organda bu kadar ur çesşidine rastlanmamaktadır. Yumurtalıkların selim olan kistleri ve sert urları takriben 15 cinstir. Habis olan kistlerin ve sert urların ise 15'ten fazla cinsi vardır. Habis olanlardan bir kaçı yumurtalık kanseri diye adlandırılır. Diğer habis cinsleri ise tıp diiinde ayrı ayrı isimlendirilmişlerdir. Bu nedenle biz bunlara toplu olarak yumurtalık kanserleri diye söz edeceğiz.
Yumurtalık kaserleri, kadınlarda görülen kanserler arasında, sık görülme açısından, dördüncü sırayı almaktadır. Birincisi gö'ğıüs (meme) kanseri, ikincisi rahim ağzı kanseri, üçüncüsü rahim gövde kanseri, dördüncüsü yumurtalık kanseridir.
Yumurtalık kanserleri yeni doğan kız çocuğundan, çok ileri yaşlılara kadar hayatın her devresinde görülebilir. Çok çeşitli türleri olması nedeniyle bazı türler çok gençlerde, bazıları orta yaşlarda bazıları da âdet kesiminden sonra 55 ile 65 yaşlarında görülmektedir. Kanser bazan tek tarafta, bazan da her iki yumurtalıkta birden başlayabilir. Bazı tür yumurtalık kanserlerinde karın boşluğu içinde sıvı toplanır. Yine bazı tür yumurtalık kanserleri aşırı derecede hormon ifraz ederler. Bu hormonlar erkek hormonu olabildiği gibi kadın hormonu da olabilir. Aşırı erkek hormonu ifrazı sonucu erkekleşme belirtileri göıülür; yüzde vücutta, kol ve bacaklarda erkeklerde olduğu gibi kullanma, seste kalınlaşma ve bizirde büyüme görülür. Aşırı kadın hormonu ifraz eden türünde ise,, göğüslerde büyüme, âdetlerin fazlalaşması yanısıra gayri muntazam kanamalar görülür.
Kanser yumcrtalık yapısının herhangi bir yerinden başlayabilir. Bunun içindir ki çok çeşitli türleri vardır. Bunlara primer yumurtalık kanserleri denir. Bazan da başka yerde, meselâ midede başlayan kanser hücreleri gelerek yumurtalıkta yavrular ve burada ikincil (sekonder) bir yumurtalık kanseri meydana gelir.
Yumurtalık kanserlerinin dünya ülkelerinde görülme oranı büyük değişiklikler gösterir. En yüksek oranı israil ile Musevi asıllı Avrupalı ve Amerikalılardan sonra Birleşik Amerika, ingiltere ve Kanada'da, en düşük oranda Japonya'da görülmektedir.
Yumurtalık kanserlerinin sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Diğer kanserlerde meselâ, akciğer kanserinde oldu'ğıu gibi karsino-jenlerin ve çevre faktörlerinin bu tür kanserlerde büyük etkisi olmadığı, bunum yanı sıra hormonal etkinin veya vücuttaki tüm hormonal dengenin bozulmasının ayrıca ruhî üzüntü ve sıkıntıların ki (bunlarda hcrmanal dengenin bozulmasına sebep olurlar) rol oynadıkları kanısı mevcuttur. Ni tekim meme veya rahim kanseri geçirmiş olanlarda tekrar yumurtalık kanserlerine yakalanmalarının fazla olması, direkt olarak hormonal etkinlikle ilgili olduğunu göstermektedir.
Yumurtalık kanserleri başlangıçta ve çok küçük iken genellikle belirti göstermezler. Ancak bir miktar büyüdükten sonra çevreye yaptıkları baskı sonucu kasıklarda ağrı ve bir iç basınç hissî veya karında bir büyüme veya âdet dışı gayri muntazam kanamalar hastayı hekime gitmeğe zorlar.
Şu halde rahim ağzı ve rahim gövdesi kanserlerinde yaptığımız öğütü tekrarlamak zorundayız. Her kadın şikâyeti olsun olmasın ayda bir defa kendi doktoruna muayene ve kontrolünü yaptırmakta çok yarar vardır. Böylece yumurtalıklarda başlamış bir büyüme erken teşhis edilmiş olur.
Demek oluyor ki, teşhisin ana temelini tecrüben bir hekim tarafından, yapılacak vücudun genel muayenesi ve sonra nisaî muayene teşkil eder. Buna hazneden alınacak sıvının smear tetkiki, röntgen, muhtelif idrar ve kan tahlilleri ile rahim içinden alınacak parçanın (biyopsinin) mikroskopla hücre tetkikleri teşhiste büyük yardım sağlar.
Yumurtalık kanserlerinin tedavisinde ve hatta hazan kesin teşhisi için ameliyat kaçınılmaz bir zorunluktur. Çünkü prensip şudur ki, muayenede yumurtalıklarda bir büyüme ve karın içinde bir kitlenin mevcut oldu'ğıu teşhis edilir edilmez, karnı açmak ve o kitleyi çıkarmak şarttır. Bu kitle kanser olsun veya kanser dışı bir ur olsun, muhakkak çıkarılması gerekir. Ameliyatla çıkan urun görünüşü ve esas olan onun tahlili kesin teşhisi verir. Bu tahlil sonucuna göre, ameliyat sonrası tedavi metodları uygulanır. Yumurtalık kanserlerinde tedavi, evvelâ ameliyat ile o uru yerinden kesip çıkarmak, radyoterapi ve ilâç (kemoterapi) ile tedaviyi tamamlamaktır Radyoterapi ve kemoterapinıin dozu ve miktarı kanserin cinsine ve ilerleme derecesine göre saptanır.
Şu halde, hastalık ne kadar erken ve başlangıç safhasında teşhis edilirse ki buna erken teşhis diyoruz, tedavi o kadar kolay ve sonuç kuşkusuz o kadar yüz güldürücü olur. Yumurtalık 'kanserinin erken teşhisi her 6 ayda bir muayene ve kontrol ile sa'ğılanır