Kanserin teşhisi için uygulanan yöntem ve metod prensip olarak diğer tüm hastalıklarımkinden farklı değildir. Ancak

kanserin bazı özellikleri dolayısiyle

diğer (hastalıkların teşhisi için pek ihtiyaç duyulmayan

bazı araştırmalara zorunluk gösterir.
Diğer hastalıklarda olduğu gibi ilk plânda hastanın şikâyeti ve hikâyesi önemlidir.
Hastanın şikâyeti ne zaman ve nasıl başlamıştır? Eğerr

henüz bir şikâyeti yok da

vücudunun bir yerinde şişlik veya (büyümeden dolayı hekime gitmiş ise

hasta bunu

ilik ne zaman ve nasıl farketmiştir? Hekim

hastanın anlattıklarını dinledikten sonra

teşhise bir yön verebilme açısından önemli bazı hususları bilmek ister. Bu bilgileri de hastaya değişik sorular sorarak elde eder. Bu sorular arasında hastanın yaşı

o güne kadar geçirdiği hastalıklar ve yapılan tedaviler

hastanın mesleği

sigara ve içki gibi alışkanlıkları yer alır. Bugünkü bilgilerimiz çerçevesinde kanser irsî bir hastalık olmamakla beraber bazı cins kanserleri bazı ailelerde daha sık görüldüğü kabul edilmiş bir gerçektir. Bu bakımdan

hekim soruları arasında ana

baba

kardeş gibi yakınları ile ilgili olarak ailenin de hikâyesini öğrenmek ister. Ayrıca

hastanın medenî hali

aile

sosyal ve ekonomik durumları hakkında bilgi sahibi olmanın yararı vardır.
Hastanın şikâyeti ve karşılıklı soru ve cevaplardan sonra sıra teşhis de ikinci ana yönteme gelir. O' da

hastanın hekim tarafından muayenesidir. Genellikle hekimler

hastanın genel bir muayenesinden soarn

şikâyet konusu olan yerin veya organın muayenesine geçerler.
Hekim

hastanın şikâyeti

hikâyesi ve sonra yaptığı muayeneden elde ettiği bilgilele

muhtemel bir veya birkaç hastalık üstünde durur. Bunların arasında ayırıcı ve kesin teşhise ulaşmak için değişik laboratuvar incelemeleri zorunludur. Bu laboratuvar incelemelerinden kısaca söz etmek istiyoruz.