Işın Tedavisi Bundan takriben 90 yıl önce röntgen ışınlarının bulunması, tıp tarihinin en büyük aşamalarından biri olmuştur. Kısa bir süre sonra bu ışınlardan gereik teşnisde ve gerekse tedavide yararlanma olanağı sağlanmıştır. Zamanla gereik teşhis ve gerekse tedavi açılarından röntgen aygıtlarında ve uygulama yöntemlerinde büyük ilerlemeler yer almıştır. Röntgenden tedavi amacıyla faydalanma kansere yönelmistir. Böylece, daha önce de belirttiğimüz gibi, çok eskiden beri .kanser tedavisinde ameliyat ile birlikte ikinci ana metodtan biri olmuştur.
Ancak, ilk zamanlarda uygulanan röntgen ve radium ışınları yüzel olan kanserlere yararlı oluyor ve fakat vücudun iç ve derin tabakalarına etkili olmuyordu. Zamanla bunlar geliştirildi ve süper voltaj adı verilen ve vücudun iç ve derin tabakalarında oluşmuş kanserleri de etki liyeb ilecek güçte ışın tedavi aygıtları geliştirildi.
Bunlar arasında Kobalt - 60 adı verilen cihaz da bulunmaktadır. Daha sonra kanserin tedavisinde, röntgen ışınlarının yanı sıra, radyosunu doğal veya hazırlanmış radyoaktif izotoplardan yararlanmasına yönelindi. Bugün radyoizotoplar tıpta, ve özellikle kanserde gerek teşhis ve gerekse tedavi metodu olarak (aynen röntgen gibi) başarı ile uygulanmaktadır. Kanser tedavisinde bunların kullanılması, her geçen gün önemi artan modern tedavi yöntemi olmaktadır. Özellikle, tiroid ve meme kanserlerinde radyoaktif izotopların kullanılması çok başarılı olmuştur. Bunlar arasında radyoaktif iyod, fosfor ve altın da başarı ile kullanılmaktadır.
Böylece, her geçen gün ışın tedavisinde vücudun değişik yer ve organlarına uygulanmak üzere yeni yeni ve daha etkili ve modern cihazlar yapılmakta ve değişik isimler altında dünyaya duyurulmaktadır.
Hangi türden kansere veya tip cihazla olursa olsun ışın tedavisindeki amaç şudur : normal dokulara zarar vermeden kanser hücrelerini öldürmek, bölünme ve çoğalmayı (mitoz) olayını durdurmaktır. Işın tedavisi sürekli yapılmaz. Belirli zaman aralıkları ile yapılır. Bunun nedeni de normal dokuların kendilerini, ışınların etkisinden kurtularak, onaraibilmelerine imkân sağlamak içindir.
Işın tedavisinden sağlanacak şifa oranı kuşkusuz kanserin nereden kökenini aldığına, kanserin tipine ve hastalığın derecesine bağlıdır. Bunun yanı sıra, endokrin bezlerinin (yumurtalıklar ve husyeler dahil) kanserlerinde hastanın yaşı ve cinsiyeti de önemlidir.
Işın tedavisi bazan ameliyattan önce, bazan da ve çok zaman ameliyatlardan sonra uygulanır. Bazan da, ameliyatsız, yalnız ışınlaima yapılır.