Kanser Kemoterapi Çok eskiden beri kanser tedavisinde uygulanan iki yönteme (cerrahi ve ışın tedavilerine), son zamanlarda yardımcı bir metod olarak ilâç tedavisi de uygulanmakta ve başarılı sonuçlar sağlanmaktadır. Bugün, kanser tedavisinde kullanılan ilâçların sayıları bir hayli artmış vs artmaktadır. Çünkü, birçok ileri ülkelerde (örneğin, Almanyada, ingiltere'de, Amerika'da, Sovyetler Birliğinde ve Japonya'da) bilginler daha iyi ve daha etkili bir ilâç bulmak için yarış halindedirler. Bu .nedenle, her gün bir yenisi ve daha etkilisi dünya piyasasına sürülmekte, haber ajansları bunu duyurmakta ve gazetelerede sık sık (Kanser tedavisinde olumlu sonuçlar veren yeni bir ilâç bulundu) başmağını görmekteyiz. Nitekim, kısa bir süre önce Tokyo'dan gelen bir haber İstanbul gazetelerinde manşet oldu. (En geç beş yıl içinde kanserin her türü tedavi edilebilecek). Aslında doğruluk payı olan bir haber. Zira, Japonya'da kanser ilâçları üstünde çalışan bir enstitüde her çeşit ve derecede ki kansere, yararlı olacak ilâçların denemeleri yapılmaktadır. Kuşkusuz, bunları zaman tayin edecektir. Bununla beraber kanser tedavisinde halen son derece olumlu sonuçlar veren ilâçla tedavi, belki gelecekte kanserin kesin tedavisi olacaktır ümidini taşımaktayız. Bütün dünyada, yukarıda söylediğimiz gibi bu yönde gelişmekte olan çalışmalar, bu görüşü güçlendirmektedir.
Bu ilâçlar doğa! olarak bitki ve köklerinden kimyasal özler olarak elde edilirler veya sentetik olarak imal edilirler. Kanser tedavisinde kullanılan bu ilâçlara tıp dilinde SİTOST ATİKLER denir. Bazı tür antibiyotikler de bu sitostatikler arasında yer almaktadırlar.
Bu ilâçlar, ancak geniş laboratuvar araştırmalariından, hayvan deneylerinden ve klinik çalışmalarından geçtikten sonra piyasaya arz edilirler. Zamanla bunlardan bazılarının çok başarılı oldukları, diğer bazıları ise beklenilen sonucu vermediğinden uygulama alanından çıkarılmaktadırlar.
Bu ilâçların imâlinde gözönünde tutulan ve ulaşılmak istenilen amaç şudur: Aynen ışın tedavisinde olduğu gibi, kanser hücresini zehirlemek, öldürmek, bölünme, çoğalma ve dolayısiyle yayılmasına mani olmaktır. Aynı zamanda da normal ve sağlam hücrelere zararsız Veya hiç değilse imkân nisbetinde çok az zararlı olmak.
Yıllarca süren uygulamadan ve binlerce hastadan alınan sonuçlara göre sayıları bir hayli artmış bulunan kanser ilâçlarının hepsi her tür kanserde aynı olumlu ve başarılı sonucu vermemektedir, örneğin, bazı ilâçlar bazı cins kanserlere son derece etkili olmakta, öteki cins kanserlere ise etkisiz kalmaktadır.
Bu 'husus gözönüne alınarak bugün ilâç tedavisinde kabul edilen ve uygulanan yöntem şöyledir «Kombine Tedavi», yani birden fazla (bir kaç) ilâcı birlikte vermekte çok yanar vardır. İlâçlar kanser hücrelerinin bölünmesine, gelişmesine ve yayılmasına engel olmak amacıyla verilirler, ilâçlar ya kanser teşhis edilir edilmez veya cerrahi tedavisinden sonra verilir, ilerlemiş vakalarda dahi ilâç tedavisinden geçici de olsa iyileşme sağlanmaktadır.
İlâçla tedavi konuşumda bir hususa daha değinmek gerekli. Daha önce kanserin özellikleri bölümünde değ indiğimiz gibi, .kanser hücreleri fibrin adı verilen bir salgı yaparlar. Bu da kanser hücrelerinin etrafını koruyucu bir ağ veya koza oluşturarak çevirir. Böylece, kanser hücreleri kendilerini vücudun savunma güçlerine veya dışarıdan verilen ilâçlara karşı korurlar. Son yıllardaki çalışmalar kanser hücresinin oluşturduğu koruyucu kozayı dıştan parçalamak ve içine girebilmek amacıyla, yapılan kombine ilâç tedavisine heparin gibi pıhtılaşmayı önleyen ilâçların ilâve edilmeleridir, öu yöntem ile ilâçların kanserli hücrelerin içlerine girebilme olanağı sağlanmış bulunmaktadır, ilâçların kombime tedavisinde bu yöntem bir kaç yıldan beri yurdumuzda da uygulanmaktadır. Ancak, bu gibi ilâçların dozu (verilecek miktarı) ve zamanı çok önemlidir. Bunların fazlası (daha önce de belirttiğimiz gibi) vücudun muhtelif yerlerinde yersiz kanamalara sebep dur. Bu nedenle, özellikle kanserin ilâçla tedavisi özel bir İhtisas işidir ve kesinlikle bu tür tedaviler kanser uzmanları tarafından yapılmalıdır. Bütün dünyada da bu böyle uygulanmaktadır.
İlâçlar, ıhastalara ya ağızdan verilir veya iğne şeklinde damar veya adaleye zenkedilir. Verilen ilâçlar kana, damar yolu ile veya mide ve bağırsaklardan emilerek geçer ve kan yolu ile ilâç vücudun bütün bölgelerine yayılır. Kuşkusuz hastalık olan yere veya yerlere de ulaşır.
Bu ilâçlardan bir çoğu, esas maddeleri dışarıdan getirilmek suretiyle şimdi yurdumuzda da yapılmaktadır.
Son zamanlarda, bazı tür kanserlerin (ameliyatsız) ışın ve ilâç tedavilerinin birlikte uygulanmasından önemli ve başarılı sonuçlar elde edildiği bildirilmektedir, özellikle erken teşhis edilen vakalarda. Ayrıca, bazı kanser ilâçlarının lösemilerde (kan kanserinde) çok yararlı olduğu da açıklanmıştır.
Verilen bilgilere göre, bugün kemoterapi yani kanserin ilâçla tedavisinde 30 kadar ilâçtan yararlanılmaktadır