Kanser Bağışıklık Aşı ile kanserin tedavisi ve kansere karşı bağışıklık sağlanması konusundan son zamanlarda sık sık söz edilmektedir. Bunun ne demek olduğunu ve amacını açıklamak ve anlatmak için hastalıklarla ilgili bazı genel bilgileri gözden geçirmekte yarar vardır.
BİRİNCİSİ: Tifo, titüs, tetanoz, kolera, boğmaca, difteri vesaire, gibi ne tür olursa olsun bir hastalığın oluşması için 3 ana faıktör önemli ve gereklidir.
1) MİKROBUN SAYISI: Şu veya bu yolla İnsan vücuduna giren ve kana karışarak vücuda dağılan veya belirli bir yerde kümelenip kendine özgü olan hastalığı oluşturan, küçücük ve ancak mikroskopla görülebilen, bakteriler, virüsler, mantarlar gibi ne tür olursa olsun, canlı yaratıklara genel olarak mikrop diyoruz. Ne tür mikrop olursa olsun, bir hastalığın meydana gelmesi için vücuda giren mikrobun sayısı çok önemlidir, örneğin, bir insana, bir kişinin saldırması yerine beş on kişinin aynı zamanda saldırması gibi. Kuşkusuz, burada insan vücut yapısının, yaşının ve cinsiyetinin rolü de önemlidir.
2) MİKROBUN VİRÜLANSI: insan vücuduna hangi yolla girerse girsin, her mikrobun, yaşayan dokuları bozma, etkileme ve hastalık meydana getirme yeteneği değişiktir ve aynı değildir. Hatta, mikrop aynı cinsten olsa dahi. Çünkü, mikropların çoğalalbilme yetenekleri ile çıkardıkları toksin (zehir) miktarı ve etki dereceleri çok değişiktir ve eşit değildir. Şu halde, mikrobun etki derecesi önemlidir.
3) KİŞİDE DİRENÇ: Genellikle insanlarda çeşitli hastalıklara karşı, doğal olarak, bir direnç veya savunma gücü vardır. Bu güç, insan yapısına, cinsiyete ve yaşa göre değişik olduğu gibi iç ve dış faktörlerin etkileriyle çoğalabilir veya azalabilir, örneğin, uzun süren hastalıklardan veya (büyük ameliyatlardan sonra bir süre insan vücudunda direnç azalır. Daha çabuk ve kolay hastalanabilir. Diğer taraftan, iyi beslenme, düenli bir yaşam, zararlı alışkanlıklardan ve etkenlerden uzak kalmak direnci yükseltir. Genellikle insanlar yaşlandıkça direnç azalır.
Şu halde, bir hastalıktan korunmak için, önce mikroplardan uzak kalmak ve her ne yoldan olursa olsun bunların vücuda girmelerini önlemeek gerekir. Sonra da, doğanın verdiği savunma gücünü, direnci yüksek tutmağa çalışmaktır.
Bilginler insan sağlığı açısından, bu direnç üstünde durdular ve çalışmalar başladı. Bazı hastalıkları geçirenlerin tekrar aynı hastalığa yakalanmadığı veya yakalansa da çok hafif geçirdiği dikkati çekti ve sonunda aşı bulundu ve çeşitli aşılarla bir çok hastalıkları önlemek yöntemi uygulanmağa başlandı.
Bu aşı yönteminin temelini sağlayan husus şudur: Mikroplar vücuda girdikleinde hastalığı oluşturmak için çıkardıkları toksinlere karşı, doğal olarak vücudun (bir direnç veya savunma gücü olarak) bu toksinleri zararsız duruma getirmek ve onlardan korunmak için karşıt bir madde olarak yaptığı anti toksinler olmuştur. Böylece, her hastalığın mikrobundan çok az ve zararsız bir miktarı insanlara aşılanarak verildiğinde, vücutta o hastalığa karşı anti toksinlerin meydana gelmesi sağlandı. Böylece bir daha o cins mikroptan vücuda giren olursa genel direnç içinde o hastalığa karşı da savunma gücü bulunmuş olsun. Diğer bir deyimle o hastalığa karşı bağışıklık sağlansın.
Diğer taraftan, bilginleri ve araştırıcıları diğer bir husus da etkilemiştir. O da, bazı hastalıklara yakalanmış hastalarda ve bu arada sayısı fazla clmamakla beraber kanser hastalarında ümit kesilmiş iken, tersine her geçen gün biraz daha düzelmeğe ve iyileşmeğe doğru gittikleri ve hastalıklardan kurtuldukları olmuştur. Böylece, bu husus araştırıcıları insan vücudunda kansere kaşı da bir direnç varlığının bulunduğunu düşünmeğe itmiştir.
Son yıllarda, kanser teşhis ve tedavisi konusunda çalışan bilginler ve araştırıcılar bu iki hususdan yani antitoksin ve dirençden etkilenmişler, hem kanserli hastaları tamamen iyileştirebilecek ve hem de hiç kanser olmayanlarda aşıyla bağışıklık kazanabilecek bir aşı üstünde çalışmaya yönelmişlerdir. Şimdi, aynı ilâçta olduğu gibi, bir çok ileri ülkelerde ayrı ayrı ve değişik aşılar üzerinde çalışılmaktadır. Bu arada tüberküloz için kullanılan B.C.G. aşısının bazı cins kam serlerde başarı sağladığı söylenmektedir. Her ne kadar (B.C.G. aşısının kesin etkisi konusunda karara varmak için zaman henüz erken ise de ,kanser tedavisinde aşı yolu ile tedavi ve bağışıklık sağlanmanın etkili olacağı hususunda kesin deliller sağlanmış bulunmaktadır.
Kanser tedavisinde bütün bu eski ve yeni yöntemlere, uygulamalara ve üzerinde çalışılanlara eklenmesi gereken ve özellikle çok önem taşıyan bir tedavi metodu daha vardır. Oda Moral Tedavi dir.