Kanser Moral Tedavi Korku ve bilgisizlik, bir çok hastaların erken ve zamanında tedavi görmelerine engel olmaktadır. Maalesef, yurdumuzda ve özellikle kadınların büyük çoğunluğunda kanı şudur. Bu hastalığa tutulanlar hekime başvurup gerekli ameliyat ve tedavileri yapılsa da, yine er veya geç ölüme mahkumdurlar. Hatta bazı kadınlar ameliyatın ölümü çabuıklaştırdığını dahi söylerler. Oysa, bu gerçek dışı bir bilgi ve kanıdır. Çünkü, değil kanseri, herhangi bir hastalığı tedavi etmeden kendi haline bırakmanın sonucu ne olur? ölüm değil mi? örneğin tifoya veya koleraya tutulan bir hastaj tedavi edilmez ise ne olur?
Böyle bir kanının sebebi nedir? Halkımız tüm ateşli ve salgın hastalıklardan korunmasını öğrenmiş ve daha hastalığın ilik belirtilerinde doktora ve hastaneye koşmayı bilirler. İyi bir bakım ve tedavi ile hastalığı atlatacağına ve sağlığıma kavuşacağına inanmıştır, halkımız. Oysa, kanser için durum böyle değildir. Halkımızın kanser hastalığı hakkında ve ilk belirtilerin neler olduğu hususunda yeterince bilgi sahibi değillerdir ve eğitilmemişlerdir. Bilgilerimize göre, bugün ileri ülkelerde her ne kadar kanserin görülme oranı artmakta ise de, ölüm oranı azalmaktadır. Bu güzel sonucu erken teşhis ve tedavi metodlarına, ayrıca halkın eğitilmelerine ıborçluyuz.
Diğer bir husus da, bir çok kişiler sübjektif semptomlarla (yani görünüşte gerçek bir şey olmamakla beraber kendi hisettikleri ile) kendilerinin kanser olduklarına inanırlar ve kendilerini yakım bir gelecekte ölüme aday görürler. Bu gibilere özellikle ailede veya çevrede birinin kanser olduğu veya kanserden öldüğümü duyanlar arasında daha sık rastlanmaktadır. Bu gibi kişiler daima bir -korku içinde yaşarlar. Hiç bir şeyden zevk alamazlar. Bunlar için yaşam karanlıktır. Bu tip ruh hastalıkları kendi koydukları teşhis ile kendi morallerini daha da bozarlar. Bu da yine biraz önce değindiğimiz gibi, kanser hastalığı hakkımda yeterli ve sağlıklı bilgilere sahip olmamanın sonucudur.