Akıl sağlığını tarif etmek zordur. İlgililer

nesiller boyu bunu tartıştılar. Akıl sağlığı

coşku veya çelişki olmaması hali değildir. Daha çok yaşamdaki geçişlere

yaralayıcı tecrübelere ve kayıplara karşı kişiliğinizin sağlam kalabilme yeteneğidir ve hatta hissi gelişmeye katkısı olabilmesidir. Akıl sağlığı olan kimseler

bütün çelişkileri ve üzüntüleri bastırmaya çalışmak yerine onları kabul etmeyi

anlamayı ve onlarla başa çıkmayı öğrenirler. Böylece yaşam devam edebilir.
Görülüyor ki akıl sağlığının tarifi bir dereceye kadar çevreye ve kültüre bağlıdır. Değişik kültürlerde stresle başa çıkma yolları farklıdır. Örneğin

bir ülkede yakın bir akrabanın ölümünde feryat figân ağlandığı halde diğer bir ülkede hislerin gösterilmemesi sağlıklı sayılır. Bir kültürde çok acaip olarak kabul edilen davranış biçimi bir diğerinde tamamen hoş görülebilir.
Genelde günlük yaşamda akıl sağlığının belirli karakteristik özellikleri vardır. Bunlardan iş yapabilmek en belirgin olanıdır. Akıl sağlığı olan bir kimse

ailesi ve arkadaşları ile sürekli ilişki kurabilir

işinde ve evinde mesuliyetlerini taşıyabilir. Bu mesuliyetler çeşitjidir sürekli bir iş sahibi olmak

çocuklara bakmak veya bazı diğer faaliyetler fakat akıl sağlığı olan kimselerin ortak noktası

bu mesuliyetleri sevdikleriyle toplumla uyum ve benzerlik içinde taşımalarıdır.
Sağlıklı kimseler

diğer insanların ilerde yapacakları hareketler üzerinde gerçeğe uygun tahminler yapabilirler. Bu tahminlerin postacı ön kapıda molotof kokteyli fırlatacak gibi garip kuruntularla ilgisi yoktur. Teorik olarak sağlıklı olan kimsenin düşünme tyçimi esasjnda mantıklı ve makuldür. Psikotiklere (ruh hastalarına) benzemez. Diğer kimselerle karşılıklı görüşme de makul ve mantıklıdır. Fikirler daldan dala atlamak yerine mantıklı olarak birbirini izler.