Hücrelerin Cinsleri Hücrelerin büyüklükleri ve şekilleri gibi cinsleri ve görevleri de değişiktir. Hücreler bulundukları yerlere ve görevlerine göre adlandırılırlar. Kas hücresi, deri hücresi, yağ hücresi, kemik hücresi, beyin hücresi, sinir hücresi gibi. Bir de erkek ve kadın cinsel organlarında yani erkeklerin husyelerinde (er bezlerinde), kadınların yumurtalıklarında oluşan ve soyun sürekliliğini sağlayan cinsel hücreler vardır. Bunlardan erkek cinsel hücresine SPERMA, kadın cinsel hücresine ise yumurta (OVUM) denir. Bunlar da diğer çeştli hücreler gibi aynı yapıdadırlar. Ancak, ıbu hücrelerin içinde bulunan yuvarlak çekirdeğin yapısı diğer hücrelerinkinden değişiktir. Kendilerine ve soyun sürekliliğini sağlama görevine öz, ayrı ve özel bir yapıya sahiptirler.Bilindiği gibi vücuda alınan besin maddeleri, minaraller, vitaminler, ilâçlar (ister ağızdan ister enjeksiyon ile) kana karışır ve dolaşım ile vücudun tüm bölgelerne yayılır. Şu halde, büyük kan damarlarından kökünü alan ince kıl damarlar 'içindeki kanda da bütün bunların küçücük parçacıkları bulunur.
Şimdi, hücreye gelelim: Hücreyi saran zar yapı bakımından çok küçük delkleri olan, sanki iyi dokunmuş bir patiska bezin benzer. Hücreler, aralarında yer alan kıl damarlardan, kan içinde bulunan ilâçlar dahil çeşitli besin maddelerini emerek içe yani sitoplazmalarına alırlar. Buna karşılık bazı artıkları ve maddeleri yine zarların bu küçük delikleri aracılığı ile hücreler arası boşluklara atarlar. Daha sonra bu artıklar kıl toplar damarlar tarafından alınır ve dışa, atılmak üzere götürülür.
Genel olarak hücrelerin cindeki sitoplazmanın kapsadığı besin maddeleri ancak kısa bir süre için yeterlidir. Yaşamın devamı ve hücrelerin bölünme ve çoğalmasında hücre zarının bu niteliği çok önenrv lidir. Böylece hücrelerin zarları bir yerde giriş, çıkış kapısı görevi görürler. Bu nedenledir ki, gerek ağızdan alınan ve gerekse iğne veya diğer yollardan vücuda giren ilâçlar kana karışır ve insan yapısında yer alan hücrelere giderek etkilerini gösterirler