Kahve Kahvenin Zararları: orijini Habeşistan olan "Coffea Arabtoa" bitkisinin tohumları olan kahve bütün tropikal iklimlerde yetişmekte, özellikle Brezilya da önemli ticari bir mal olarak bütün dünyaya satılmaktadır.

Kahve kavrulduktan sonra kullanılabilir. Eskiden tıpda balık yağı, kinin, bazı
müshil ilaçlarının kokusunu ve tadını değiştirmek için katkı maddesi olarak kullanılırdı. Son yıllarda bu uygulama hemen hemen terk edilmiştir. Bu gün kahve bütün dünyada içecek, uyarıcı, dinlendirici olarak veya kahvaltılıklarda ya da içkilere katılmakta kullanılmaktadır.

Kahvede birçok maddelerin yanında bulunan en önemli madde "KAFEİN" dir. Bu madde renksiz, kokusuz ve suda eriyen bir maddedir. Uzun yıllar bir kalb toniği gibi kullanılmıştır. Sinir sistemini kuvvetli uyarır ve fazla miktarlarda uykuyu kaçırır.

Kahvenin başka sistemler üzerine de ciddi etkileri vardır. Özellikle mide ve onun salgıladığı asit üzerinde artırıcı tesiri her zaman mide hastalıklarında bir sorun yaratır. Yüksek asitli ve ülserli hastalarda bu madde ve kahve yasaklanmalıdır. Yine pankreas hastalıklarında kahvenin olumsuz uyarıları da son yıllarda dikkati çekmiştir.



Fazla kahvenin kalp üzerindeki zararları son yıllarda aktüel bir konu haline gelmiştir. Bu içecek, kafeine bağlı alışkanlık yapan ve çok kahve için kişilerde "Ekstrasistol" denilen kalb çarpıntılarına zemin hazırlar.

Kanda kolesterin ve yağların da artmasına sebep olduğuna dikkat çekilmiştir. enfaktüs ve bazı kalp hastalıklarında kahvenin rolü üzerinde durulmaktadır.
Çok kahve içenlerde ruhi gerilim, çarpıntı, sindirim bozukluklan, hayal görme gibi olaylar ender değildir.

Çok kahve içmenin sağlıklı bir olay olduğu iddia edilemez