Üst karın veya alt göğüs kafesi bölgesinde yanma, acı, kemirme veya açlık hissi. Süt, yemek veya antiasit haplarla geçer.
Büyük abdest kokulu, siyah, çamur görünüşlü.
Yemekten sonra tıkanıklık hissi.
Bulantı ve kusma.

Şok: Soğuk bir cilt ve bayılma. Bu fazla kan kaybı demektir.
Kan kusma (parlak kırmızı).
Peptik ülserler, yemek borusu, mide veya deodonumda (12 parmak bağırsağı) ufak yaralardır. Genelde midenin alt kısmında veya deodonumun üst bölümünde görülür. Ülserlerin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Normalde bu organların iç zarları asit ve mide sularıyla duvarlarının yaraya direnci arasındaki denge sayesinde korunur. Bu denge bozulunca peptik ülser ortaya çıkar. Midenizin çok asit üretmesi mutlaka ülser olacağınızı belirlemediği gibi midenizdeki düşük asit üretimi de ülsere yakalanmayacağınızın garantisi değildir. Olay asit miktarıyla koruyucu zarın niteliği ve niceliği arasındaki dengeye bağlı görünmektedir.
Peptik ülser genelde sindirim yollarından yemek borusu, mide ve deodonumun gastrit suyla karşılaştığı noktalarda görülür. En çok görülen deodonum (ince bağırsağın başlangıç noktası) ülseridir. Mide ülseri genelde midenin alt bölümünde, yemek borusu ülseri de gene borunun alt bölümünde oluşur.
Peptik ülser toplumumuzda çok yaygındır. Her on kişiden birinde bu tür ülsere rastlanır. Deodonum ülserinde çoğunca yaş 40-50 arası, mide ülserinde ise 60-70 civarıdır. İyileşen ülserlerin bir yıl sonra tekrarladığıçok sık görülür. Ülserlerin kalıtımsal bir yaroolduğu sanılmaktadır. Mide ülseri olan hastalara sorulduğunda çoğunun ailesinde normalin 3 katı sayısında deodonum ülseri görüldüğü saptanmıştır. İnanıldığının aksine çok stresli hayat yaşayan, hızlı yiyen, yemek saati belli olmayan kişilerin diğer kişilere göre daha sık ülsere yakalandıkları bilimsel olarak saptanmamıştır. Ayrıca ülserler sadece yüksek seviyedeki yöneticileri değil diğer tür meslekler-deki kişileri de etkilemektedir. Ülser her sosyo ekonomik gruptaki insana ulaşmaktadır.