Beyin hastalıkları: beyin kafatası içinde korunmaya alınmış beyin en karmaşık, yapısı daha tam çözülmemiş organlarımızdan biridir. Beynin arkasında ve alt tarafında küçük beyin bulunmaktadır. Bu organ da denge sağlamamızda önemli rol oynar.
Beyinden kalkan emirler soğancıkdaki sinir çekirdek-leri yolu ile omuriliğe, oradan da kaslara yayılır.
Beyin kafatası içinde, kasa içinde saklanan çok kıymetli bir mücevher gibi korunan, iki yarım küre şeklinde yer alan ve sinir dokusundan oluşan organımızdır. Eskiden düşünce ve duyguların merkezinin kalpolduğu sanılırdı. Oysa bugün bilincin, iç güdülerin ve deneyimle kazanılan bilgilerin beyinde oluşup biçimlendiğini biliyoruz. Sinir sisteminin en önemli parçası olan beyin, vücudun bütün hareketlerini ve tepkilerini yönettiği gibi duyguların, belliğin ve kişiliğin de merkezidir. Basit yapılı hayvanların beyni genel olarak gelişmiş hayvanların beyninden daha küçük ve daha basit yapılıdır. Ama beyin büyüklüğünün zeka seviyesi ile tam bir bağlantısı yoktur, insanlarda yetişkinlerin beyninin çocuklarınkinden, erkeklerin beyninin kadınlarınkinden biraz daha büyük olması yanlızcayaş, vücut ağırlığı ve cinsiyet farkından kaynaklanır.

Bütün beyin sistemi gibi beyin de, nöron denen milyonlarca sinir hücresinden oluşur. Yaklaşık 1300-1400 gr. ağırlığında olan beyin çok sayıdaki damarlarıyla vücudumuzun en bol kan alan organıdır ve kansız kalmaya birkaç dakikadan fazla dayanamaz. Bu nedenle beyin damarlarında oluşan darlıklar, tıkanıklıklar bu damarın beslediği beyin bölgesinde çok kısa sürede hücrelerin ölümüne neden olur ki bu olay kendini inme (=felç) şeklinde gösterir. Damar sertliği denilen durumlarda, ya da vücudun başka bölgelerinde meydana gelen pıhtıların beyin damarlarını tıkaması ile inme oluşabilir. Ayrıca, tansiyon yükselmesi (hipertansiyon) sonucu beyin içi oluşan kanamalar da aynı tablolara neden olur. Beynin asıl doku kısmı olan "ansefalinin" daha çok virüs denilen çok küçük mikroplarla iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve öldürücü olabilen hastalığına ise "ensefalit" denilmektedir. Beyini saran "meniks" denilen zarların çeşitli mikroplarla iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve sıklıkla yüksek ateş, mide bulantısı, kusma, şuur bulanıklığı ile seyredebilen hastalığına ise menenjit denilmektedir.

Beyin ile hareket ve duyu sinirleri arasındaki iletişim, nörondan nörona atlayan elektrik darbeleriyle gerçekleşir. Bu iletideki herhangi bir bozukluktan kaynaklanan hastalıklar ise sara (=epilepsi) ve "Parkinson" hastalığıdır. Epilepside nöronlar arasındaki sinir iletisi kesildiği anda hastada genellikle şiddetli kasılmalar ile birlikte bilinç kaybı olur. İleri yaşlarda görülen Parkinson hastalığının nedeni ise nöronlararasmdaki sinir iletisine yardımcı olan kimyasal maddelerden bazılarının eksikliğidir. Bu hastaların başı ve elleri istemsiz olarak sürekli titrer, hastalık ilerledikçe yürümeleri ve konuşmaları da güçleşir.

Duygu ve düşünceler beyinde barındığı için, şizofreni ya da ağır çöküntü (depresyon) gibi bazı ruh hastalıklarının nedeni de beynin çok karmaşık olan kimyasal yapısına bağlanabilir.

Çeşitli darbeler ve kazalara bağlı olarak ortaya çıkabilen kafa travmalarında birkaç saat süren şuur bulanıklığından, koma hatta ölüme kadar varabilen rahatsızlıklar olabilir. Düşme ya da çarpma sonra görülen bulantısız fışkırır tarzdaki inatçı kusmalar, uykuya eğilim kafa travmasının işaretleri olabilir.