Felç Belirtileri BELİRTİLER
* Birkaç dakikadan birkaç s,aate kadar sürebilen bir zaman boyunca görme, konuşma veya duyularda bozulma.
* Bir kol veya bacakta veya bir kolda ve bir bacakta genellikle aynı tarafta yüzle birlikte olabilen veya olmayan ani zayıflık veya duyu kaybı,
* Akut olarak çift görme durumunun bozuk konuşma, baş dönmesi, koordinasyon bozukluğu veya yutma güçlüğünün başlaması.
ACİL BELİRTİLER
* Yaralanmaya bağlı olmaksızın birdenbire bilinç kaybı
* Aniden kısmi veya tam felç veya yüzde, kolda veya bacakta uyuşukluk.
*Ani görme bozukluğu veya kaybı
* Süratle konuşma bozukluğu başlaması,
* Aniden şiddetil başağrısı başlaması.
Felç, beyine giden kanda bir aksama meydana gelmesinden birkaç saniye veya birkaç dakika sonra meydana çıkan birçok bozukluğun yaygın adıdır. Başlangıçtan sonraki bir iki gün içinde belirtiler ilerleyebilir veya dalgalı bir hareket gösterir, buna gelişme halinde felç denir. Artık daha fazla bozulma meydana çıkmamaya başladığı zaman durum tamamlanmış bir felç durumu olarak kabul edilir. Sizin bir felçle karşı karşıya olabileceğinizi düşündüren tek uyarı sinyali geçici iskemik krizdir. (TIA)
Felcin tıbbi terimi serebrovasküler hastalıktır, bu terim hastalığın beyninizin (cerelerum Latince "beyin" demektir) kan damarlarında (Latince damar anlamında "Vara"dan geliyor) başladığını belirtmektedir. Felçlerin özellikleri yerlerine ve "ne tip bozukluk meydana geldiğine göre belirlenir. En yaygın neden bir arterden yetersiz kan gelmesidir: (iskemi). Bu durum meydana geldiğinde, o arterin kan sağladığı sinir dokusu fonksiyon yeteneğini süratle kaybeder ve ölebilir. Ölü dokuya enfarkt denir. İskemiye yol açan en yaygın damar hastalığı arteriosklerozdur. Bu durumda bir arterin iç tabakasında yağlı bir katman oluşur ve trombosit oluşumu
sonucunu verir. O zaman arterin trombosit tarafından daraltılmış olan bölgesinde bir kan pıhtısı (trom-bus) oluşabilir ve akışı engeller. Bu tip iskemik felç serebral trombozdur. Bir diğer çeşit iskemik felç olan serebral amboli, başka yerde oluşan bir diğer trombosit parçası veya bir kan pıhtısı (embolüs) kanın içinde taşınırken bir yere yerleşip akışı engellediği zaman meydana gelebilir. Amboli (emboli) bir diğer damardan veya kalpten ortaya çıkabilir.
Daha az yaygın bir felç tipi olan ıbeyin kanaması, bir arter beyine kan sızdırdığı ve böylece, sıkıştırma, yerinden oynama ve sinir hücresinin ölümüne yol açtığı zaman meydana gelir. Bir kanama felcinin başlangıçtaki etkisi sıklıkla iskemik fel-cinkinden daha şiddetlidir, fakat uzun vadeli etkiler, her iki durumda da aynıdır. Şiddetli bir başağrısının arkasından yukarıda tarif edilen belirtilerin gelmesi, iskemik felçten ziyade kanama felci bakımından tipiktir.
Araknoid zarı ile beyin yüzeyi arasında kanama meydana geldiği zaman araknoid altı kanama ortaya çıkar. Kendiliğinden (spontane) araknoid altı kanaması en büyük sıklıkla bir anevrizma kesesinin parlamasından sonra ortaya çıkar. Bir anevrizma kesesi arter duvarında gelişen, balon gibi şişkinliği ve daralan boynu olan bir kabarıklıktır. Anevrizma kanaması bazen beyin içi kanaması doğurur.
Atardamarlarla toplardamarlar arasında kapil-lerin bulunması gereken yerlerde anormal kan damarlarının birbirine dolaşması ile bir arterovenöz malformasyön meydana gelir. Bu büyük, ince cidarlı damarlar genellikle araknoid altı boşluğa kanama yaparlar. Arteriovenöz malformasyonların ailelerde nesilden nesile geçtiği de zaman zaman görülür.
Felç, gelişmişülkelerde belli başlıölüm nedenleri arasında üçüncü sırayı almaktadır. Her yıl yaklaşık 300.000 Amerikalı felçten rahatsızlanır ve bunlardan dörtte biri ölür; ve geri kalanların (sağ kalanların) yarısının uzun süren arızaları olur. Felcin meydana gelme ihtimali insan yaşlandıkça artmaktadır ve 35 yaşından sonra her on yılda bir tehlike ikiye katlanmaktadır. 65 yaşından büyük olan nüfusun yüzde 5'i felç geçirmiştir Felçle bağlantılı olan birçok risk faktörü vardır. Bütün felçlerin yüzde 70'inin yüksek tansiyonlu kişilerde meydana geldiği hesaplanmıştır. Kalp kapağı hastalığı veya yeni geçirilmiş bir kalp krizi felç ihtimalini artırır, çünkü kalpten gelen kan pıhtıları büyük arterlerden beyne gidebilir. Sigara içmek şeker hastalığı ve kanda kolesterolün yüksek olmasının da yatkınlık yarattığı düşünülmektedir. Genç kadınlarda risk çok düşük olmasına rağmen doğum kontrol hapı kullanmakta olanlarda da ihtimal hafifçe artmış olur. Sigara içen kadınlar için ihtimal büyük ölçüde artar. Erkeklerde risk kadınlardan daha fazladır.