"Dövüş veya Kaç" elediğimiz olgunun ilk defa 50 yıl önce tarif edilmesinden bu yana

vücudun bu tepkiye hazırlanırken ürettiği kimyasal maddeler hakkında çok şey öğrendik. Beyninizin altına yapışık bir bez olan hipofiz

birçok vücut işlemini düzenleyen hormonlar salgılar. Bir tehlike sezdiğinizde

hipofiziniz

adrenal bezinizin başka hormonlar çıkarmasına neden olan adrenokortikotropik hormonunu (ACTH) salgılar. Bu hormonların salgılanmasıyla (adrenalin (epinefrin) ve kortizol) derhal nabzınız hızlanır

kaslarınız gerilir ve tansiyonunuz yükselir. Vücudunuz

dövüşmeye veya koşmaya hazırlanır. Kan akışındaki değişikliği adrenalin (epinefrin) meydana getirir. Âcil bir durumda

geniş kaslarınızda daha fazla kana ihtiyacınız vardır. Bu nedenle kalbiniz daha hızlı atar ve aniden tansiyonunuz yükselir. Aynı zamanda kan

mideniz ve cildinizden uzağa yöneltilir. Vücudunuz kanınıza daha fazla yağ pompalar çünkü yağ hızla devreye giren mükemmel bir enerji kaynağıdır. Aynı nedenle kandaki şekerin yoğunluğu artar. Hatta vücudunuz

yaralanmanız ihtimaline karşı kanınızın daha kolay pıhtılaşmasını sağlayacak bazı kimyasal maddeler üretir. Sinir sisteminiz de harekete geçerek

göz bebeklerinizin büyümesini (daha iyi görmek için)

yüz kaslarınızın gerilmesini (muhtemelen daha tehditkâr görünmek için)

nefesin hızlanmasını (kanda kullanılabilen oksijen miktarını artırmak için) sağlar. Bütün bu değişiklikler

vücudunuzu gerçek veya hayali bir acil duruma hazırlar.